14.BÖLÜM

1198 Words
Karakoldan çıktığımda, Duru ve Batuhan beni bekliyordu. Duru koşarak yanıma geldi ve sarıldı. “nasılsın canım, daha iyi misin?” “eğer hapse girerse daha iyi olacağım sevim gitti inşallah?” “gitti murat dayının yanında şuan okula kayıt olacak bugün” “en azından birimiz mutlu” diye mırıldandım. Batuhan elini omzuma koyup, “üzme kendini minik kuşum sende iyi olacaksın hem yalnız değilsin ben varım Duru var daima yanındayız” dediğinde rahatladım. Çoktan savaşın avukatları gelmişti ve itiraz ediyorlardı. Umarım ömür boyu orada çürür. İlk birkaç gün durunun evinde kaldım. Sonrasında beni karakoldan çağırdılar akli dengemi yerinde olduğuna dair rapor almam gerekiyormuş peki bilin bakalım neden? Tabiki benim geri zekâlı annem yüzünden. Akli dengemin yerinde olmadığını iddia etmişti öz annem olduğundan değerlendirilmiş ve benden rapor istemişlerdi. Deli değildim. Ama savaş ve ailesi için doktoru satın almak çok kolaydı. Öylede olmuştu. Kısa süre önce de intihar girişiminde bulunduğum için hastane kayıtları ile beraber bu iddialar güçlenmişti . Annem çocukken de rahatsız olduğumu sanrılar gördüğümü iddia ettiğinde bütün suçlamalar düşmüştü. Benim ise elimde kendi sözlerimden başka bir şey yoktu bir kayıt video veya resim hiçbir şey. Haksız çıktığım yetmezmiş gibi birde tescilli deli olduğumla kalmıştım. Bir kaç günde yeşeren umutlarım yerle yeksan olup sönüp gitmişti. “Batuhan buradan gitmeliyim.” Dedim gergince çünkü gitmeliyim savaşı kandırmıştım eminim bunun acısını benden çıkaracaktı yalan söylememek gerekirse çok korkuyordum. “reşit değilsin üstelik delisin vekaletin annende yasal yollarla çıkamazsın” dedi batuhan haklıydı. Duru, “ne yapalım o manyağa kızı teslim mi edelim” dedi. “tabiki hayır ben sadece yasal olarak çıkaramayız dedim kaçak gidebilirsin ama resmi yerlerde bulunamazsın okul yok. Yada sigortalı bir iş yok duydun mu?” “yeter ki o eve dönmeyeyim her şeye razıyım” dedim “tamam ben gerekli ayarlamaları yaparım” dedi ve döndü. “yanında nakit götürmelisin kaçak gitme işini halledebilirim ama daha fazlasını yapamam” dedi. “sağ ol Batuhan kalanı ben hallederim.” Dedim o gidince Duru yanıma bir kutu ile gelmişti. “sakın gurur yapayım deme seni döverim” dedi elindekini açarken. Annesinin ve babasının hediyesi olan bir kaç değerli takı ve kendi imkanları ile biriktirdiği küçük altınlardan vardı. “Duru ama” “aması filan yok ben aynı durumda olsam bana yardım etmez miydin?” dedi. İç çekerek cevap verdim, “tabiki ederdim” “o zaman lütfen geri çevirme” Duru bir koşu onları dolara çevirip gelirken bende kendime ufak bir çanta hazırladım. Akşama yolcuydum. Batuhan ve Duru beni şehir dışına kadar çıkaracaktı. Sonrasını Batuhan ayarlamıştı akşam olup arabaya bindiğimizde Batuhan hayli gergindi. Sanki zaman ilerledikçe gerginlik artıyor gibiydi sormadan edemedim. “batuş” “efendim” “ne oldu çok gerginsin” kafasını kaşındı aynadan baktı . “aslında gerilecek bir şey yok ama-” duraksadı. “söylesene batu çatladık” diye ekledi Duru. “tamam, savaş sandığımızdan erken çıkmış olabilir biz bu akşam çıkmasını bekliyorduk yani öyle demişlerdi ama dün gece salınmış” “nee!?” diye bağırdım kontrolsüzce, “ama bence bilmiyor bilse çoktan gelmez miydi” dedi Batuhan. “ya bulursa” dedim içimdeki korkuya mani olamıyordum. “bulamaz dedi ya batu dertlenme hadi hem yerini bilse neden müsaade etsin yoldayız az kaldı kurtulacaksın” Batuhan da onu destekledi ama bunu sadece beni rahatlatmak için yaptığı belliydi. Gözlerimi yoldan ayırmadan olabilecek her şeye karşı dikkatliydim. Yol bitti biz gelmiştik ve savaş hala ortalarda yoktu içime bir umut doğdu kurtulacaktım. Arabadan inmek üzereyken tanıdık bir yüz gördüm çetin. Batuya döndüm hemen bu işte bir terslik vardı. “sakın bana bu işi çetin ile hallettiğini söyleme” omuzlarını kaldırdı “iyi peki söylemem” “Batuhan çetinin bir abisi varmı” “var da neden” “abisinin adı ibo, İbrahim olabilir mi” “evet?” “savaştan duymuştum arkadaşı olduğunu biliyorum kesin yerimizi biliyor!” dedim dehşetle Şimdi ikisi birden bembeyaz olmuştu. Batuhan arabayı küfür ederek geri çevirmek için döndüğünde yolumuz kesildi. Araba savaşa aitti kalbim göğsümde depar atmaya başlamıştı. “siz ikiniz sakın inmeyin anladınız mı?” deyip hemen inmişti Batuhanın savaşa karşı bir şansı olabilirdi tabi çetin geri durursa. O sırada Duru belinden bir silah çıkardı. “Duru bu neee!” “ne demek ne bir psikopatın karşısına bir buket çiçekle mi çıksaydık” dedi bilmiş bilmiş Silahı kaldırdığında, “aman patlar, indir şunu” dedim. “merak etme babam kullanmayı göstermişti. Ve zaten patlayacak ama burada değil” deyip arabadan indi. İkisi benim için dışarıdayken ben içeride bekleyemezdim. Bende indim. Savaş bize doğru geldiğinde Batuhan önünde durdu. “Onu almana izin vermem” dedi ciddiyetle Savaş küçümseyerek ona baktı. “senden izin almıyorum şimdi şu diğer kızı alıp defolabilirsin ben hala izin veriyorken git” dedi tehditkar bir şekilde bakıyordu. “nah giderim orospu çocuğu!” anında bir yumruk indirdi. Savaş Ani yumruğu beklemese de karşılık verdi. Üstünlük şuan Batuhan da gibiydi. Bu kez çetin araya girip batuhanı savaşın üzerinden almıştı güç bela ellerini tutarken savaş çabuk toparlanıp Batuhana vurmaya başladı. Yakın mesafeden koşarak ateş etmeye çalışan durunun silahı patladı. Çetin kolunu tutarak küfür etti bir kaç adımda duruya yetişip ona vurduğunda Duru yerdeydi elindeki silah bana doğru gelmişti. Hepsi bir iki dakika içinde olmuştu. Çetinle bakıştık önceliğim silah oldu bana daha yakındı hemen elime aldım lanet olsun ki ne nişan almayı ne kullanmayı biliyordum. Duru iki el ateş etmişti. Bilemiyorum 5 yada 4 mermi olmalıydı değil mi. Savaş bir yandan batuhanı benzetirken diğer yandan bağırdı. “eğer ona zarar verirsen seni de öldürürüm.” Sözü çetineydi. Çetin bana yaklaşırken tetiğe basmıştım. Iskaladım.. Tekrar... Yine Iskaladım.... Tekrar Bu kez bana daha yakındı ve sanırım karnından vurmuştum. Duru yerdeydi ama hareket ettiğini görmüştüm sanırım sarsılmıştı. Batuhan... O tarafa baktığımda gördüğüm manzara içler acısıydı. Batuhanın yüzü bile belli değildi hareketsizdi. Düşünmeden bedenim kendi hareket etmeye başladı silahı savaşa doğru çevirdiğimde tetiğe basmıştım. Evet isabet etmişti omzunun üzerinden sıyırsa bile... artık Batuhana vurmuyordu Duru acı bir şekilde bağırmıştı. Batu hala hareketsizdi. Ruhum çekilmiş gibi kalmıştım. Ya öldüyse inanın üzerime gelen savaş bile umurumda değildi. Şiddetle yere savrulunca transtan çıkmış gibiydim yere bir kaç damla kan aktı burnumdan geliyordu. Az önce yerde yatan çetin şimdi yoktu Duru Batuhan’ın başında feryat ediyordu. Evet canım acıyordu ama savaş vurduğu için değil batu düştüğü için belki de öldüğü için.. ~yazardan~ Savaş berayı kolundan tutup götürürken Duru batuhanın yanındaydı. Evet ona aşıktı onu seviyordu kişiliğinin farkındaydı. Bu yüzden çekinmiş söylememişti. Yolun ortasında bir yerlerde şehirden uzakta Batuhan hareketsizdi. “hadi uyan ne olur ölme” dedi kız sanki o bunu duyabilirmiş gibi ama içi yanıyordu. Hemen ayağa kalkıp ambulansı aramıştı. Çok geçmeden ambulans gelince Batuhan’ın yanından asla ayrılmadı. “seni seviyorum lütfen ölme” diye fısıldadı kulağına. “hem söz vermiştin daha beraber maça gideceğiz.” Bir yandan ağlıyor diğer yandan ona moral vermek ister gibi konuşuyordu. “haftaya final maçları var sen hiç kaçırmazsın değil mi Batuhan lütfen..” Kız ona değil ölüme yalvarıyordu. Son kez onunla konuşmak için neleri feda ederdi bir bilse.. Keşke söyleseydi sevdiğini hem çapkınsa ne olmuş tanıdığı en mükemmel adamdı o. Hastaneye vardığında yaşadığını öğrenmişti bir umut parladı içinde. Doktorlar fazla ümit etmeyin dese bile.. Az önce öldüğünü sanmıştı çünkü şimdi ise bir umut vardı minik bile olsa. Yoğun bakımın önüne oturup kaldı bir başına ne kuzeni kurtulabilmişti o canavardan nede sevdiği adam..
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD