Sabah güneşi, köyün taş evlerinin üzerinde yükselirken, Aziz erkenden uyanmıştı. Gece boyunca aklından çıkarmadığı liste, başucundaki masada duruyordu. Üzerine defalarca eklemeler yapmış, kabloların uzunluklarını hesaplamış, prizlerin yerlerini kafasında defalarca konumlandırmıştı. Kahvaltıda Sibel'in yüzündeki gurur ifadesini gördüğünde, içindeki heyecan daha da arttı. "Bugün büyük gün," dedi Sibel, elini Aziz'in elinin üzerine koyarak. "İlk gerçek işin." "Ya beceremezsem?" diye sordu Aziz, çayından bir yudum alırken. "Becerirsin. Sen her şeyi becerirsin." Gülperi, mutfaktan seslendi: "Kadir aşağıda bekliyor. Malzemeleri getirmiş." Aziz, son lokmasını bitirip ayağa kalktı. Kapıya yönelirken, Gülistan'ın sesi duyuldu: "Oğlum, dur." Döndü. Gülistan, elinde, hazırladığı ufak bir yollu

