2.BÖLÜM: İlk Karşılaşma
ELFİDA
Sokağımıza adım attığımda,arkamdan gelen sesle, hızla ona döndüm.
Kollarını açarak gelen kişi, Züleyha teyzeydi.Hemen bende sarılmasına karşılık verdim.Çok özlemiştim onu.
En son geçen yaz, görmüştüm.Ben yoğunluğumdan, oda rahatsızlandığından, bizi ziyarete gelememişlerdi.
Hipertansiyon çıkmıştı kendisinde.Nasıl oldu diye sorduğumda,
''Yaşlandık be kızım! Bedenimin sinyal vermesi çok normal'' demişti.
Ama bana inandırıcı gelmemişti.Doktor arkadaşıma sormuştum.O da gen aktarımı yada yoğun stres sonucu olabiliceğini söylemişti.
Biliyordum,ailesinde kimsede tansiyon yada başka bir hastalık yoktu.Bundan dolayı övünürdü hatta.Aklıma gelen diğer seçenekti.Ama
nasıl bir stres yaşamış olabilirdi ki.
Bildiğim kadarıyla sorunsuz bir evliliği, hayırlı evlatları vardı.Şimdilik bu düşüncelerimi , beynimin arkalarına
doğru gönderdim.
Ben sarıldıktan sonra, annemde gelip sarıldı arkadaşına.
Züleyha teyze, ikimizin de koluna girip,''Valla bırakmam, önce bizde yemek yiyelim. Sonra eşyalarınızı indirip, yerleştiririz el birliğiyle'' dedi.
Ve aynı anda bizimle beraber yürüyerek , 2 bina ötedeki evlerine geldik.Ev dediysem bakmayın öyle dediğime, kocaman villaydı.
Biz Bursaya gittikten sonra buralar çok değişmiş.Kentsel dönüşüm gelmiş.Süleyman amcada ''Ben apartman dairesinde yaşıyamam'' demiş.
Zaten kendisi inşaat sektöründe olduğundan, belediyeyle görüşüp, apartman yerine villa tarzı konutlar olmasını, hem sokağın
anısının bozulmamasını, hemde kendide destek vererek , istediği gibi bir ev inşa etmişler .
Tabi ,bizede söylemişlerdi.
Evimiz eskiydi zaten ve içi boştu.Bursa'ya giderken gerekli olanları almıştık yanımıza. Daha sonra bu iş çıkıncada, eşyalarımız yeni olduğundan
ihtiyaç sahiplerine vermelerini istemiştik.
Ama yinede sokağa girince , değişmesine rağmen içim ısınmıştı. Sanki , sokağın köşesinde işten gelen, babam görünücekti......
Züleyha teyzenin bana seslenmesiyle , onlara dönüp baktığımda , içeri girmek için beni bekliyorlardı.Hızlıca yanlarına adımladım ve içeri girdik.
Geniş bir hol karşıladı bizi .
Pardesülerimizi vestiyere asıp,salona geçtik.Odaya girdiğim gibi, koltuğunda gazete okuyan Süleyman amca, ayağa kalktı.
''ELFİDA! Canım kızım .Hoşgeldin.Hoşgeldiniz !'' dedi.Annemi de kastederek.Ben hemen koşarak boynuma sarıldım.Bu kadar coşkulu bir
sarılma beklemiyor olacaktıki,koca adamı nerdeyse deviriyordum.
''Dur ! Deli kız ''dedi halimize gülerek.
Ama napayım bende , onların beni kızları olarak gördüğü gibi, bende onları ailem olarak görüyordum.
Helede babamdan sonra , bana her daim babalık yapan bu adamın yeri bende bambaşkaydı.Züleyha teyzemde, benim için çok kıymetliydi.
Tabii biri daha kıymetliydi ama daha onu görememiştim.Resmini instangramda paylaştığı hikayelerinden görmüştüm.Annesi çok yoğun desede,
paylaştıklarından pekte yoğun olduğu söylenemezdi.Beni görmeye gelmeyi bırak, hiç aramamasına da şaşırmıştım.
Ama suçlamıyordum.Sonuçta daha aramızdaki şeyin adı, meşru olarak konmamıştı.
Halimden anlamış olacakki ,
Züleyha teyze '' Ben şu oğlanları sesleneyimde gelsinler. Duymadılar galiba sesleri '' dedi.
Heyecandan yerimde duramıyordum.Kalbim çok hızlı atıyordu.Ben, önce onun düşündüklerini öğrenip, öyle davranıcam diye, yol boyu kendimi tembihlemiştim.
Ama sanki bunları, kafamda hiç tartmamışım gibi, hareket ediyordum.
Neden bu kadar heyecanlıydım.Hoşlantıdan biraz fazlamı bişiler hissediyordum yoksa.
Ama çok düşünmeme gerek kalmadan , abisiyle içeri girdiler. Önce Yusuf abi hoşgeldiniz dedi.Ardından da O,
yani Enes....
Yüzünde bu ortamdan sıkılıyormuş gibi bir hal vardı. Nerdeyse onu, eskiden beri tanıyor olmasam, geldiğimize sevinmedi dicem.
Yusuf abinin sesiyle, kendime geldim.
''Kız çitlenbik . Sen büyüdün de öğretmen mi oldun '' diyip benimle uğraşmaya başlamıştı.
O bile daha mutluydu, bizi gördüğüne...
''OFF ! Abi örtümü bozma ya '' diye söylendim. Hep örtümü, arkamdan çekerdi.
Bende her zamanki gibi ona söylenirdim.
Sanki, abi diyince, suratı bir asılsa da kendini çabuk toparlayıp, gülümsedi.
Ben de dayanamayıp Enes' e laf attım.
''Sen nasılsın Enes. Umarım herşey yolundadır '' dedim.
Odadaki varlığımı yeni farketmiş gibi, bana döndü.
''Herşey yolunda Elfida . Şuanki halimden de gayet memnunum'' dedi.
Ne demek istemişti? Tam sormak üzereyken,
Zühre teyze, sanki lafı değiştirmek ister gibi;
'' Hadi yoldan geldiniz. Bu kadar sohbet yeter.Sofraya geçelim.Yemeğimizi afiyetle yeriz. Bu akşam bir yere bırakmam sizi . Burda
kalırsınız.Yarın Yusuf'ta, Enes'te işe gitmicek.El birliğiyle yerleştiririz sizi'' dedi.
Hep beraber sofraya geçtik.Ama ben hala, Enes'in son dediklerinde kalmıştım.Acaba ne demek istemişti?...