ELFİDA
Her şey ışık hızıyla ilerliyordu.
25 yıllık hayatımda , bu kadar her şeyin arap saçına döndüğü bir zaman yaşamamıştım..
O gün piknikte konuşulanlardan sonra , olay örgüsü birbirini tetikledi.
Önce istemem oldu, sonra sözüm kesildi.Şimdide aile arasında nişan yapmıştık.
Bıraksak düğünü de hemen yapacaklardı, Süleyman amcayla Züleyha Teyze, sanki yangından mal kaçırıyordular.
Neydi bu acele anlamıyordum.
Biz, halbuki daha o gün karar vermiştik.
Herşeyi yavaştan alacaktık.Önce birbirimizi tanıyacaktık.Ama tam tersi oldu her şey...
Bari bırakında nişanlılık uzun olsun , tadını çıkaralım dedik.
Her şeyin bu kadar hızlı gelişmesinden dolayı, Enes ile konuşamamıştım bile, ailelerimiz ne derse onu yapıyorduk.
Tamam, ben boş değildim Enes'e, ama ciddi bir yola çıkmıştık.Mutsuz bir evlilik kurmak istemiyordum.Bu yüzdende şuan bu merdivenlerden yukarı çıkıyordum.Nişanı bizde yaptıktan sonra, Enes, telefonu çalınca,-' bu telefon önemli, acil açmalıyım,'-deyip dışarı çıkmıştı.
Ama sonra baya vakit oldu, gelmedi.
Onla konuşmalıydım. Büyükler oturuyordu.Koyu muhabbete dalmışlardı.Şimdiden düğünü planlıyorlardı.
Amcamlarda gelmişti.
Ama gençler, her biri bir yana dağalmıştı. Ortada kimse yoktu.Ben de fırsattan istifade konuşmak istedim, Enes'le .
Onların evine gidip, içeri girdim.Zaten kapıyı açık bırakılmıştır, niyeyse.
Merdivenleri çıkıp, tam köşeyi döndükten sonra , çalışma odasının kapısından, gelen seslere kulak vereyim derken, balkon tarafından, Hatice'nin Enes'le bir şeyler konuştuğunu gördüm.Sesleri boğuk boğuk geliyordu.Kapı kıvık olsada camlar, ses ve soğuk geçirmeyen yalıtım malzemesiyle kaplıydı.
Ne konuştuklarını daha iyi anlamak için, tam biraz daha ilerliyecektim ki, balkonun karşısında kalan odadan ses geldi.Laf dinleyen biri olarak, yakalanmak istemediğimden ,
merdivenlere geri geri gitmeye başladım.Ama tam zamanında dönemedim önüme ve ayağımdaki topuklularında etkisiyle. ayağım burkulunca, merdivenden aşağı yuvarlandım.
Tabi sesime o anda evde olan herkes koşturdu.Meğer Yusuf abi ile Halil abi de evdeymiş.Çalışma odasından gelen ses onlarınmış.
Yusuf abinin bana bir koşuşu vardı.Elfida diye bağırarak.Bu yakınlığı Enes'ten beklerdim.
Ama o anda aklıma bişi geldi.Ve bu küçük kazayı kullanacaktım.Ancak bu şekilde gerçekleri öğrenebilirdim.
……..
Sanırım yere düşünce kafamı, merdivenlerin köşesinde bulunan dresuara çarpmıştım. Alnım kanıyordu.Başım zonkluyordu ama iyiydim.Yusuf abi, koşarak yanıma gelip,
"sakın kımıldama , seni kucağıma alacağım yada dur!
ambulans çağaralım!'' dedi.
Paniği beni güldürdü.
"Gerek yok, iyiyim " dedim.
Elimden tutup, yavaşca yerden kaldırdı beni.
O an göz göze gelince, gözlerinde bambaşka duygular farkettim. Sanki o da biliyordu bir şeyler ama bana söyleyemiyordu. Ama bir de anlamlandıramadığım bir şekilde bakıyordu yüzüme . Sankii!!! Umutla ;; Sanki beni de gör dercesine..
……
Resmen merdivenlerden yuvarlanınca algılarım açıldı galiba.Ve işin garibi ellerimiz değdiğinde, sanki elektrik geçti parmaklarımız arasından.
Daha birkaç saat önce yüzük taktığımız nişanlım Enes'le, hiç böyle bişi olmadı.Üstelik alnımdan da öpmüştü, yinede böyle hissetmemiştim.
.......
Ama şimdi yapacağım şakaya odaklanıcaktım.
Yusuf abi, beni salona taşıdı.Evet taşıdı, hemde kucağında.
Oyunumu sürdürebilmek için sustum ama kızardığıma emindim.
Halil abi ecza dolabından, ilk yardım çantasını getirip,alnıma pansuman yapmaya başladı.
Ben de yapacağım şakayı, son kez düşünüp, yapacağıma karar verip,bombayı patlattım.
''Halil abi , bunlar kim? '' diyerek, Enes ile abisi Yusuf’u gösterdim.
Halil abi o anda , pansuman yapan eli havada kaldı.
Yusuf '' Elfida iyi misin ? ne demek istiyorsun? bizi tanımadın mı?''dedi.
Enes ve Hatice şok olmuştu.
Halil abimse bana garip bir şekilde bakıyordu.Numara yaptığımı anlamış mıydı?!
.................................................
ENES
Ben her şeyi duydu diye hem sevinip hem paniklerken , şimdi karşımda abimle beni hatırlamadığını söylüyordu.
Bu daha iyiydi.
Hızla abimi kolundan çekip, salondan çıkardım. Ama Halil abide arkasından geldi.
Hatice’yi Elfida’nın yanına bırakmışlardı.
Abim ,kolunu hırsla çekip
''Ne yapıyorsun be bıraksana ''
dedi.
Bende ''abi şuan sana diyeceğim şey hayatının fırsatı.Lütfen ikinizde sözümü kesmeyin '' dedim.
İkiside anlamasa da tamam dediler. Bende anlattım kafamdakileri ve
'' düşünsenize ben Hatice’ye abim Elfidaya kavuşacak '' dedim.
Halil abi, ''Lan ben pezevenk miyim?. iki bacımdan birini, sırf diğeri sevdiğiyle olsun diye, feda mı? edicem, ya sende bişi söylesene Yusuf !!
Ne diyor senin bu kardeşin?
Sen Elfidaya mı aşıksın?'' dedi.
Çıldırmıştı ama yapacak bir şey yoktu. Ben Hatice’yi seviyordum .
Bence abim de Elfida’yı seviyordu.
Yusuf ''Halil, bunu anlatması çok zor ama Elfida Enes’i seviyor diye ,ben çoktan kenara çekilmiştim.
Asla ona hissettirmedim duygularımı.
Sırf o kardeşimden hoşlanıyor diye, sessiz kaldım.
Ama kalp bu . Sözden anlamıyor.Evet seviyorum. Belki bencillik diyeceksin ama , kardeşimin onu sevmeden evlenip, mutsuz etmesine göz yumamam.
Bu fırsat bir daha ele gelmeyeceğinden yapacağım.Hiç değilse hatırlamadığından Enes'in ihanetine üzülmez ve belki ben de kalbini kazanabilirim.Biliyorum ailelerimiz illa Enes dediği için etki altında kaldı.Sevgi değil, sadece hoşlantı duyuyor'' dedi.
Halil '' Yusuf kardeşim seni severim.Elfida konusunda kendimden sonra sana güvenirim ama bu dediğiniz nasıl olacak? .
Beni bu oyuna katmayın.Ne edecekseniz siz edin ve ailelerede siz söylersiniz” dedi.
''abi sen hiç merak etme , dediğim gibi yapacak abim ve bende Hatice’yle evliyim dicem.Aslında zaten de evliyiz'' deyip, bombayı patlattım.
Artık herşey meydana çıksın istiyordum.
Neyseki korktuğum gibi bir tepki vermedi, Halil abi bu sefer ; Çünkü Hatice her şeyi anlatmış.Hatta şu anki nişanı bile formalite demiş.
Nasıl anlattıysa artık.Halil abi de verdiği süre daha bitmedi diye, ses etmemiş.
Şimdi esas planı ortaya koymak için, salona geri dönmeliydik.Abimde eline geçen bu fırsatı degerlendiricekti.Hem ikimizinde mutsuz olmasını engellemiş olacaktı.
ELFİDA
Erkekler gideli baya oldu. Bir ara içerden, sesleri yükseldi.
Ama sonra sakinledi.Bir süre sonrada geldiler.
Yusuf abi gelip, yanıma oturdu ve bana sarıldı.
''Güzelim iyi misin ? Beni çok korkuttun !! '' dedi.
Şuan gerçekten, hafızam gitmişti galiba, Yusuf abi değil, Enes gelip teselli etmeliydi beni.
Ama onun yerine,
'' evet yenge korkuttun bizi! '' dedi.
Enes bana ‘yenge’ dedi.Neler oluyor ya.
Ben sadece ‘Bunlar kim?’ dedim.
Sadece, hafıza kaybetme şakası yapacaktım. Anlık oda, ama sanırım bu iki kardeşte hafızasını kaybetmiş olacak ki!!!
Farklı davranıyorlardı, hemde çok farklı!!
''Siz kimsiniz ? ben tanıyor muyum?'' dedim.
Yusufta ''Güzelim az önce nişanlandık ya'' dedi.
'' Sanırım düşünce, ufak bir sarsıntı geçirdin hatırla mıyorsun!!! '' dedi.
Enes '' Evet Yenge !! Yoksa Hatice ile nikahımızıda mı hatırlamıyorsun. Beraber imam nikahımız kıyılıcaktı aslında ama, biz sizi bekleyemedik. En kısa zamanda da, resmi nikah için gün alıcaz, belki çifte düğün yaparız'' demesin mi?
Kafamı kaldırıp Hatice'ye baktım.Önce bir şok oldu, ama çabuk toparlandı.
Bir anda sarmaş dolaş oldular.Utanmasalar yanımız da sevişecekler.Tevbe tevbe...
……
Halil abim köşede durmuş.Sadece bize bakıyordu.Farkındaydı her şeyin ama göz yumuyordu.
.........
Yani benden sakladıkları bu muydu?
Şuan başım acaip ağrıyordu.
Bir şaka yapayım da, Enesin hareketlerine bakayım.
Hatice'yle ne konuşuyorlardı, öğreneyim derken, her şeyin bu kadar çabuk, meydana dökülmesini
beklemiyordum.
İşin garibi, Enes sanki hep böyle şeyler yapıyormuş gibi, bu yaptığı beni şaşırtmamıştı.......
Beni şaşırtan Yusuf abiydi.
Gerçi şimdi anlıyordum. 'Abi' deyince surat ekşitmeler , sonra demin düşüp yaralandım diye, sanki benim yerime acı çekiyormuş gibi oluşu....
Yüzüme beklentiyle bakması...
Taşlar yerine oturuyordu.
Başından belliydi aslında , herkesin ne olduğu ama, ben daha yeni anlıyordum.
Bakalım aileler, bu olanlara ne tepki verecekti?
Abi kardeş, bunu nasıl söyleyecekti?
Çok merak ediyordum.
Ve madem bir şaka yapmıştım , sonucuna da katlanıp,
herkesin amaçlarını öğrenecektim...