Doğa Akşam eve geldiğimde vestiyerde beni bir not karşıladı: ‘Kulübe gidiyorum, ne zaman döneceğimi bilmiyorum. Sana yemek bıraktım öpüyorum canım. Aybike.’ Vay anasını… Vahşi kısrağımıza bak sen! Demek dayanamayıp aygırına koşmuştu. Eh, böyle olacağı belliydi zaten. Adamdan her ne kadar çekinse de ondan bahsederken gözleri ışıldıyordu. Dolabı açıp bana ayırdığı yemeği çıkaracaktım ki aklıma gelen düşünceyle dolabın kapağını geri kapattım. Ya geçen geceki gibi Aybike kriz geçirirse? Şu aygır ona zarar verecek gibi değildi ama biraz ölçüsüzdü sanki. İçim rahat etmedi, Aybike’nin yalnız kalmasına razı olamadım. Ani bir kararla arabamın anahtarını kapıp kulübe doğru yola koyuldum. Kulübün önüne gelince Aybike’yi aradım ama açmadı. Ben de içeri girdim. Biraz gezindim ama Aybike’yi de m

