Ateş hızla kapıya yönelip içeri giren kişiye silahını doğrulttu. Fakat adam ellerini havaya kaldırarak durdu. Yüzünde bir tehditkârlık yoktu, daha çok tedirgin görünüyordu. “Dur! Ben düşman değilim,” dedi adam, nefes nefese kalmıştı. “Size yardım etmeye geldim.” Ateş’in kaşları çatıldı, silahını hafifçe indirdi ama tetikte kalmaya devam etti. Adamın yüzü gözüme tanıdık geliyordu ama nereden hatırladığımı çıkaramıyordum. Kadın, aramızdaki gerginliği hissetmiş olacak ki araya girdi. “O, benim ekibimden. Size karşı değiliz. Ama buradan hemen çıkmalıyız.” Ateş kısa bir an düşündü, sonra başını salladı. “Tamam. Ama önce Aidan’ı güvene almamız gerekiyor.” Tam konuşmalar devam ederken, ani bir patlama sesi duyuldu. Hepimiz bir anda yere çömeldik. Toz bulutu odayı kapladı. Ateş hızla elimi tu

