Halının üzerine beşimiz de dizilmiştik. Daha doğrusu aramızda ayık olan sadece ben ve Alaz vardık. Aktan, Şebnem ve Toprak'ın kafası bile eve gelir gelmez uçmuştu. Odanın içini roses şarkısı doluştururken Toprak'ın hıçkırmasıyla güldüm. "Şebnem neden iki tanesin?" diye sordu dudaklarını büzüştürürerek. "Salak." dedi Şebnem gülüp. "İki tane değilim ben." Alaz'a bakıp şükür manasında iç çektim. Sonunda kendine gelebilmişti demek ki. "Üç taneyim çünkü." diye devam ettiğinde pulayarak bundan olmaz bakışı attığımda Alaz kahkaha atıp omzumdan beni kendine çekti ve alnımdan öptü. "Nasıl üç ane olabilirsin ki?" diye sordu Toprak şaşkınlıkla. "Akıllım." diyerek olaya giriş yaptı Aktan. "Nasıl anlamazsın ben de anlamıyorum." zavallısın diye bakarak gözlerini devirdi. "Sen görmeyebilirsin ama ben

