Kahveleri fincana aktardığı sırada, Sena'nın koşarak gelişinin patırtıları evin her köşesinden duyulur durumdaydı. Mutfağa hızlı bir giriş yapan Sena, üzerinde askılı sarı tişörtü, siyah şortu, uzun bal köpüğü rengi saçlarını tepesine dolayarak yaptığı ev hali topuzu ve makyajsız yüzündeki tatlı gülüşü hem iç enerjisini dışına yansıtıyor hem de dolgun dudaklarına hiçbir rujun katamayacağı bir güzelliğe can veriyordu. Güldem, mutfak masasında yerini alan kuzenine kahvesini uzattıktan sonra şakacı bir tavırla: "Sena Sultan evi yıksaydınız?" Sena, Güldem'in şakasına gülümsedikten sonra karşılık verdi: "Ben yanmışım, ev yıkılsa ne olur bebeğim?" Elinde kahvesiyle Sena'nın tam karşısına oturan Güldem, yüzünde imalı bir gülüşle söze girdi: "Tahmin etmiştim... Anlat bakalım!" Sena kahv

