Zümra Kapı kapandı. Onun ayak sesleri koridorda uzaklaşırken, ben olduğum yerde çöktüm kaldım. Saçlarımda onun çekmesiyle oluşan sızı, göğsümde nefretinin bıraktığı ağrı vardı. Ama hiçbiri içimde açtığı o karanlık dehliz kadar acımıyordu. Bana bir çocuk ver. Sözleri kafamın içinde yankılanıyor her seferinde daha keskin, daha iğrenç bir hal alıyordu. Bedenimi bir titreme aldı. Mide bulantısı boğazıma kadar yükseldi. Kendimi tutamadım, yere kustum. Hiçbir şey yemediğimden sadece acı ve safra geldi. Sevdiğim için böyle bir şey asla... Aptaldım. En büyük zaafımı söylemiştim ona. Şimdi o sözler, Ayça yengenin zehirli iftirasına kanıt olmuş, onun gözünde beni iyice aşağılık bir yaratığa dönüştürmüştü. Sevdiğim adam beni sadece bir katil değil, aynı zamanda iğrenç hesaplar peşinde koşan takı

