Zümra Kapı çarpılıp kapanırken, ayakta kaldığım yerde çöktüm. Mermer soğukluğu dizlerime, avuçlarıma işliyordu ama hissetmiyordum bile. İçimdeki acı her şeyin ötesindeydi. Şennur’un hizmetçisi. Bu kelimeler kafamda çekiç gibi iniyor, beynimi parçalıyordu. Onun oğlunu öldürmekle suçlandığım kadına... Ona hizmet edecektim. Onu temizleyecek, ona yemek yedirecek, belki tuvalete bile götürecektim. Ve o kadın bana her baktığında, gözlerinde oğlunun hayaleti ve bana duyduğu nefret olacaktı. Bu sadece bir ceza değil, ruhumu sistematik olarak öldürmekti. Yavaş yavaş, damla damla... Çetin’in sözleri kulaklarımda yankılanıyordu, “Burası, benim kafa dinlediğim yer. Seni getirdiğim için özel hissetme.” Bir an sadece bir an, burada bu yalnız dairede belki... Belki yeni bir başlangıç olabilirdi diye

