Deliller ve Şüpheler

2142 Words

Çetin Koçarslan Bağ evinin o sıcak, güven kokan atmosferinden çıkıp gecenin ayazına adım attığımda, sırtımda dünyanın en ağır yükünü taşıyordum sanki. Arkamda bıraktığım kapının ardında, Zümra ve karnındaki o masum can vardı. Onlara yalan söylemiştim. “Odunluk” demiştim, “jeneratör” demiştim. Oysa gittiğimiz yer, odunluk kadar masum, jeneratör kadar aydınlık bir yer değildi. Gittiğimiz yer, geçmişin karanlık dehlizi, Zümra’nın da mezarı olmaktan son anda kurtulan o lanetli kuyuydu. Eren yanımda sessizce yürüyordu ama adımlarının ağırlığından onun da en az benim kadar gergin olduğunu hissedebiliyordum. Dilay’ı orada bırakmak, Zümra’yı kandırmak... Bunlar Eren’in kitabında yazmayan şeylerdi. Ama bazen doğruyu bulmak için yanlış yollara sapmak gerekirdi. Hele ki söz konusu, sevdiğim kadının

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD