Sena beni görür görmez tezgahın arkasından koşarak yanıma geldi ve neredeyse kemiklerimi kırarcasına sarıldı. -"Seni çok özlemişim." Küçük bir şaşkınlıktan hemen sonra bende ona sarıldım. -"Bende çok özledim." Birbirimize sarılmamız müşterilerin ona seslenmesiyle son buldu. Telaşla benden ayrıldı. -"Sen geç bir masaya otur seninle hemen ilgileneceğim." Gözlerim etrafta gezindi. -"Kimse yok mu?" Sıkıntıyla yüzünü buruşturdu. -"Rahmi amca rahatsızlandı. O yüzden oğlu gelip hastaneye götürdü onu. Tuğba'da bugün okulu var diye gelemedi. Tek kaldım anlayacağın." Onun o yorgun ve çaresiz halini görünce kayıtsız kalamadım. Zaten kafe çokça doluydu. Geneli öğrenci kesiminden birçok genç arkadaşları ile oturmuş sohbet ediyorlardı. Sena'ya seslenen o bir grup müşteriye baktım. Bunlar her zaman

