Ne olduğunu, üstünün başının kir içinde olduğunu önemsemeden ona koştum. Çocukluğuma... Eğilip yüzünü avuçlarım arasına aldım. -"Doğu uyan hadi. Bak ben geldim hadi uyan." Kaşlarımı çatarak ona döndüm. -"Ne yaptınız ona? Neden uyanmıyor." Zeno bana doğru adımladı ve son olarak yanımda durdu. İkimizde Doğu'nun yüzüne bakıyorduk. -"Dün gece ortalığı yıktı geçirdi. Dört koruma zor tuttular. Bende sakinleştirici yapmalarını söyledim." Başımı şiddetle ona çevirdim. -"Naptın naptın?" Omzunu silkeledi umursamazca. Yaptığı normal gibi davranıyordu birde. -"Duydun. Onu sakinleştirmek gerekiyordu. Bu yüzden yaptırmak zorunda kaldım." Boksla uğraştığı için gücü kuvveti yerinde bir adamdı Doğu. O yüzden başa çıkamamışlardı. Uyandığında onun gazabından nasiplerini alacaklarını düşünmüyorlarmıydı?

