Sabah uyandığımda kendimi hiç iyi hissetmiyordum. Üzerimde bir halsizlik vardı sanki. Yataktan çıkmak istemiyordum. Rüzgar benden yaklaşık bir saat sonra uyandı. Bir saat boyunca onu izlemiştim ama öyle romantik bir izleme değildi. Hiç kimin kocası bu moduna girecek halde değildim. Yapacak daha iyi bir şey bulamadığım için onu izlemiştim. Kolumu kaldırmaya mecalim yoktu çünkü. "Günaydın. " dedi. " Günaydın. " dedim. " Nasılsın?" Anlatmak zor geliyordu ama şimdi iyiyim desem gel kahvaltı et falan derken konunun daha çok uzayacağını fark ettim. " Halsizlik hissediyorum. Yani öyle kötüyüm gibi değil ama halim yok gibi, hiçbir şey yapasım gelmiyor gibi. " diyerek konuyu yumuşatarak anlatmaya çalıştım. Parmağımı oynatacak halim yok desem hastaneye götürmek isteyebilirdi ve benim hastan

