13: Kıskançlık

2639 Words
İntikam ateşi yakıp kavuruyordu bütün benliğimi, adalet yoluyla halletmek isterdim ama bana o fırsat sunulmamıştı, bu yüzden artık onların anladıkları dilden konuşup, oynadıkları oyunları oynayacaktım. Bu yolda ya içimdeki kor ateşi söndürecek yada annemin kalbine tekrar kor ateşi düşürecektim. Bu acı benden bütün herseyimi almıştı. Çocukluğumu, gülüşümü, renkleri, kokuları ve abimi. Koku...en sevdiğim kokuyla en sevdiğim insan aynı yerdeydi. Benden bu kadar şeyi almışken bunun bir bedeli olmaması acıtıyordu Canımı. O adama hala bir yerlerde küçük açelya'ların abilerini öldürüyordur. Ferhan...Ferhan gurur adı var kendi yok ama acelya nın abisine sözü olsun onun canını kendi ellerimle alacağım. " İlk olarak ne yapıyoruz" sözlerim çok kararlı çıkmıştı artık her şeyi göze almıştım gerekirse en dibe düşerim ama yine kalkarım artık geri dönüşü yoktu. gözlerimde oluşan ofkeye bakısan Baran " Önce dövmeyi öğreneceksin, ama öncesinde sakin ol" şu an elimde olmayan bir şeyi istediğinden fabersiz, adımları yavaşça geliyordu bana doğru iki eliyle belimi kavrayıp kendine çektiğinde gözlerimdeki ofke yerine küçük çocuğun parıltısı yer almıştı. kalbimin göğsümden çıkacağını sanmıştı baran ın teni tenime değince herşeyi unutuyordum küçük bir çocuk gibi heyecanlıydım. iki elimi boynuna doladığımda." Sakinim" fısıltıyla çıkan sesimi ben bile duymamış olabilir im. " Ula.sizumi izlemaya gelduk ha buraya" kızardığımdan adım kadar emindim Süleyman ın dediği cümleyle. " Yani ilk Baran ağa yı dövüyorum" kızarıklığı mı gizlemek için söylediğim cümleye ben bile inanmamıştım. " Beni değil karıcım önce kum torbasını döveceksin" Anlamsızca baktım kara gözlerine neyin nesi bu simdi bu kadar uzunmu surucekti yani kolay olduğunu düşünmemiştim ama bu kadar uzuyacağınıda düşünmemiştim.Zati kazağı bana çok buyuk koları bana göre çok uzun resmen iki elimi saladıgımda sanki kazağı dans ediyorlar." Tamam anladım ama bunlarla nasıl olucak" iki elimi one uzatıp göstermiştim barana.iki elleriminde kolarını dirseğine kadar sıvazladı." Bak şimdi oldu, hadi o zaman küçük hanım sizi torbaya alalım" kum torbasını karşısına geçip hemen arkama Baran gecti ellerimi nasıl kullanmam gerektiğini gösteriyordu. " Bak şimdi sol ayağını bir adım öne at" aynı gösterdiği gibi sol ayağımı bir adım öne atım." Evet şimdi de sağ elimizi kıralım evet sol el hazırda dursun sağ elini tam yüzünün hizasından sert' çe vur" bir şeyi ters yapmış olmalıyım ki kum torbası sallanmaya başladı." Off olmuyor" " yenge daha yeni başladın yaparsın sen" kenardan morel veren ahmetin yüzüne baktığımda gozum Süleymana kaydı boş boğazlılığı tutacaktı beli o yuzden hemen ben konuşmaya başladım."O zaman doğru dürüst anlatın" Ne kadar kaçmak istesemde Süleyman da olmuyordu bir şey soylicekse ilaki konuşacaktı. " Benum yengem yapar da" " Hadi tekrar" sabit kalmam için iki eliyle belimi tutup nasıl durmam gerektiğini gösterdiğini düşünüyordum ki baranın iki elide kazağın altından tenime değdiğinde nefesim kesilmişti zar zor yutkunmuştum. Ama anladım barandan bana fayda yoktu. " offf ben kum torbasını falan vurmak istemiyorum...silah kullanmayı ıstiyorum" baranın iki elinide belimden çekip biraz bağırınca sesim depoda yankılandı." O zaman alayırım yengemi abicum" sinsice gülen suleymanı öldürecekmiş gibi bakan baranın yuz ifadesi hem şaşkın hem de ofkeliydi. "Lan şerefsiz bırak karımı" "Ben silah kullanmayı ıstiyorum once baran ağa" "Bakıyorum meraklısın kan dökmeye" "Evet ama ilk önce senin kanını dökecem" "Kocayım ben kocaya sıkılmaz" "O zaman seni kocalıktan reddediyorum"Belimden çekip iki elini sırtımda buruşturup yüzüme doğru üflemişti gozlerim yavaşça kapanınca iki elimi boynuna dolamıştım. yüzünü yüzüme yaklaştırıp dudakları kulağıma değdirmişti. "Kocalar rededilmez"kulagimin dibinde yankilanan sesle kendime gelmemle iki elimle göğsünden itirip. "Ben açelya kozcuoğlu ederim" "Edemesin" "Ederim" "Edemesin" "Ederim Lan ederim" "Cok ayıp kocaya Lan denmez" öfkem dahada koruklenirken bize bakıp gülen Süleyman ve ahmeti görünce daha da çok sinirlenip. " Ben derim" diye bağırıp Süleyman ın belindeki silahı görünce hemen silahı belinden çekip baranın kafasına doğrultum " Çok sinirlerimi bozuyorsun beni koca katili yapma baran aga" "HhahahahahahaH ilk kez kenduni dul bırakan birinu göreyim" Hepimizin bakışlari suleymanda buluşunca bu sefer verecek hazır cevabı yoktu. ahmet kafasına vurup."Ula kotkafali niye en heyecanlı yerinde keseysun" ardından hemen Süleyman da ahmetin kafasına vurunca." Lan ula.şerefsuz senun kafama kastunmi var da iki da bir vurayisin" " Sende kafama vuruyorsun" "Ben vururum" "Vuramazsın lan" "Vururum da" üç üde giderek sinirlerimle oynuyordu. Ben bu üç unden hic bir poğ öğrenmicektim beli yada öğretene kadar ya öldürüm yada olurum. o anki sinirle silahı bu kez suleymanla, Ahmete cevirmistim. "Susucakmısınız yoksa benmi susturayım" elimdeki silahı göstererek." Yenge baran abiyu vur da daha biz evlnmaduk" O anki öfkeme hakim olamayıp silahı ateşlemiştim.kurşun Süleymanı ın kulağının yanından geçip duvardaki tablaya isabet etmişti. kursunun isabet etiği yeri gören ahmet, baran ve Süleyman ın yüzünü korku götürüp yerini şaşkınlık almıştı. "Saa yemun ederum ki yenge silah kullanmayı öğrenmene gerek yok tam on ikidan vurdun adami" "Tam kalbinden" şu an o tablo yerine keşke fermanını kalbine isabet etmiş olsaydı. " Beni adam akıllı çalıştırıcakmısınız yo-"Kız sesi yanlış duymadım kız sesi geliyordu burayı bilen biri ve söylediklerine bakacak olursak da hepsi tanıyordu birbirlerini. " Ekip bensiz toplanmış bu sefer bakıyorum" Sarı saçlı, toprak kahvesi gozleri, uzun boyu ve zayıf bir vücuda sahip çok güzel bir kızdı ama bu kız kim ve nerden tanışıyorlar. içimi saran bu merakın içinde birazcıkta kıskançlık duygusu olabilirdi. baranın ustu yoktu bana vermişti karın kasları, kol kasları insanın iç gidişine neden olurken su an o çıplaktı ve o ortamda bir kız vardı ve çok güzeldi. "Baran bey hayırdır bu ne hal" oynayan kaş gözünü dağıtmak istiyorum fazla yakınlar çok yakınlar çok beli ediyorlar. küçük adımlarla salına salına,imalı imalı sırıtışıyla yanıma gelen ahmeti görünce ne yapıcağımi bilemedim yüzümden nasıl silebilirim sinirimi bilemedim o yuzden kafamı etrafta gezdirmeye başladım. baranın dediği seyle öfkemi nasil kontrol edecegimi artık bilmiyordum." Asıl sana hayırdır güzelim" bana dememişti Baran ağa bana güzelim dememişti. Ama bu kıza diyordu bu kıza güzelim diyordu. Haksız değil doğru kız güzeldi ama onun guzelimi yani onun guzeli o muydu. Ben onun küçüğüyüm, ama o güzeliydi.Bu kız kim baranın nesi oluyordu. "Kıskanıyorsun" yüzümü Ahmete çevirip söylediği şeyi nasil yalanlayabilrdim bilmiyordum afalamaya başlamıştım ne söylediğimin bile farkında olmadan. "Ben...benmi saçma saçmalıyorsun çok saçma" aynı şeyleri tekrarlıyorum resmen ne yapmam gerektiğini bilmiyorum köşeye sıkışmış kedi yavrusu gibi hissediyordum kendimi. "Biliyorum çok güzelim" "Güzelsin" "Cok ozlemişim" "Coooook" gözümün içine baka baka kıza olan özlemini soyliyordu dudaklarında sinsi bir sırıtışla goz kırpti bana. kızın söylediği seyle artık sinir krizi geçirmem an meselesiydi. "Sarılayımı" " Sarılmasan ayıp edersin" baranın söylediği seyle son rademe gelmiştim artık resmen bu sarı yumurta benim gözümün önünde kocama yürüyordu resmen. Barana doğru yürümeye baslamıştı izin veremezdim baranın çıplak tenine dokunmasına izin veremezdiim. Bende elimdeki silahı kocama dogrultup kolundan vurdum evet ben açelya kozcuoğlu kendi kocamı kıskandığım için vurdum. kız barana doğru koşup yaralı elini tutmuştu bu sefer gözlerimdeki ofkeyi saklamamıştım. Gozlwrimi barana dikip o yumurtanın ona nasıl dokunduğunu izliyordum. "Yenge naptın sen" bu sefer o ofkeyi Ahmete çevirdim."Susucak mısın" eliyle ağzını fermuarı gibi yapıp iki elini gogsunde toplamıştı. ahmet ve Süleyman hic tepki vermemişti ahmet böyle birsey bekliyor ve Süleyman da o olasılığı veriyor gibi baktılar bir bana birde gözlerini gözlerimin içine kenetleyen barana.kursun sıyırıp gecti bu ufacık kursun onun goca cusesine islemezdi bence bende böyle kandırmaya çalışıyordum kendimi, ama o kız çok korkmuştu sanki ona birsey olacak gibi. " Kızım sen manyakmısın" Gozleri bir bana bir de barana gidiyordu. Sarı yumurtayı takmıyordum. Baranı vurduğum içinde pişman değilim yine olsa yine yaparım. Benim olan benimdir kimse dokunamaz. " İlk akutacağum kan senun kanun olacak dedu... vallah da yaptu" Süleymanı dediği şeyi takmayıp sadece barana bakıyordum o kızın elini elinden çekip bana doğru yürümeye başladı. hic birsey demeden beni vurduğum kolunun sırtına aldı. saclarım yüzüme gelirken onun irili sırtı hariç hiç bir şey görmüyordum. " İndirsene beni napıyorsun baran ağa" "Baran" " Anlamadım" ne demek istediğini anlamıştım baran ağa demem hoşuna gitmiyor. "Baran ağa degil baran"merdivenlere doğru gittiğimizde." Baran abi deli, Açelya yenge ondanda deli" Ahmetin söylediği seyle iki elimle yüzüme gelen sacimi arkaya doğru atarken." Gebertirim seni sensin deli" " Sen yaparsun yenge" deponun yukarı katına çıkınca kafamı tekrar kaldırdım bir sürü oda vardı beliki yukarı kat korumalar için yapılmıstı. Baran bir odanın kapısını açınca. " Ya bıraksana beni" diye söylenmeye basladım. odada bizden başkaları daha olmaliki. " Patron ne oldu kim yaptı" korumaların biri konuşunca saçlarımı tekrar arkada tutum ve yüzümü onlara çevirmeye çalıştım ama hic bir şey görmedim." Yok birsey siz başka yere gecin" beni indirmesi için sırtına vurmaya başladım. "İndir beni diyorum sana" dediğimde beni indirmişti odada dort tane adam vardı. " Ne bakıyorsunuz oğlum çıksanıza" adamlar birbirini itire itire çıkmıstı odadan. baran dolaba gidip çekmeceyi açıp birtane kutu çıkartıp gelip yatağa oturdu kutuyuda yanına koydu. " Ne yapacaksın" dediğimde sırıtmaya başladı. "Ben değil sen yapıcaksın" " Ben seni dikemem" "Dikme zati pansuman yap" delirmiş olmalıydı elinin dikilmesi gerekiyor şuanda doktora gitmesi gerekiyordu ama Baran agamızın umurunda bile değildi. "Eline dikiş atılması gerekiyor aşağı iniyoruz ahmet doktora götürsün" konuşmasına bile izin vermeden kapıya doğru gidip kendimi odadan atmıştım ve tam tahmin ettiğim gibi arkamdan geliyordu. **** "Deli adama ondan da deli eş mi alınır" kız harbi manyaktı kendi kocasına sıkmıştı baranın saçının teline zarar gelse dünyayı yakardım ama du etsin karısıydı Baran benim herseyimdi o olmasaydı şuan yaşayacak hayatım olmazdı. Sadece kuzenim değil sırdaşım, çocukluğum, dostum ve iş arkadaşım. tabi bizim adam öldürmeye iş denirse Baran benim iş arkadaşım dı. İki delu bir araya gelmemeluydu... ama ha bu iki delu bir araya geldumi ortamun icunden geceyular ben siza dim" "Sevgilimm" evet Baran abimin bana verdigi en güzel hediye Süleyman dı. "Hayırdır sen yerinden neden ayrıldın hangi ruzgar atı seni buraya efnan" unutmuştum resmen o manyak yengem olacak o kız yüzünden buraya ne için geldigimi bile unutmuştum taki ahmetin sordugu soruyla aklıma gelmişti. "Akılmı bıraktı o manyak kız bende" "Karaman manyak deme efnan" "Pek değerliymiş farkındamısın öldürüyordu manyak seni" "Baran aga ya böyle karı yakışır" gözlerime.inanamadım baran abiye ne olmuştu resmen kız dirseğiyle karnına vurup küfür eti. "Si*tirtme belanı bana karı ne mal" "Kusura bakma eşim güzel eşim" diyip ona gozkırptı gerçekten Baran abi değişmişti ve yarası hala sarılmamış tı kan kaybediyordu ve yorgundu beliydi ayakta zor duruyordu ama karısının umurunda değildi bile. " Abi konuşmamız gereken konular var ama öncesinde yarana baktıralım" " Önce anlat" yorgun bir sesle nefes alıp verilerini dizginlemeye çalışıyordu. "Arat, meva, ve benim yürütüğümüz işler ve depolar patladı" Birden yüzünü ofke erişti yuz hatlarından kemikleri bile belirginleşti. "Kimseye bir şey oldumu, arat ve meva ile konuştunmu" dişlerini sıkarak söylediği sozlerindeki ofke apaçık ortadaydı. Çenesini sıkıp iki elinide yumruk yapıp yaralı elini masaya vurmuştu acıyla çıkardığı sesle diğer elini yaranın üstüne koyup tutmuştu. manyak karısı bir elini sağlam sırtına koyup diğer eliylede masadan aldığı fular ım la yarayı bastırmaya başladı. "Baran iyi misin" diye sordugunda Baran evet anlamında başını salladı. " Herkes iyi ama yürütüğümüz çalışmalar, dosyalar, mallar hepsi giti" " Toplayın bütün ekibi bundan sonra beraber çalışıyoruz, şu yaraya bakması ıçinde lenayı çağır" Tm abi" diyip depodan çıkmıştım. Baran kozcuoglu Ferman...Ferman gurur adım kadar eminim ki bu saldırı ondan geldi. Aratın yaktığı konağı, ferya nın patlatığı arabası ve efnan ın patlatığı deponun intikamıydı beli.Ben onun feleğini si*mesem bende Baran değilim. Açelya nın şaşkın ve meraklı gozleri ve sordugu soruyla yüzümü ona çevirdim. "Ne ekibi ne malı ne deposu siz çetemisiniz ne siniz" cevap veremeden Süleyman gercek cevabı vermişti ona. " yenge cete değul mafıyayuz biz" "Ne mafyamı" "Ağzına sıçim suleyman"dedi ahmet, üçünde gozlerimi gezdiriyordum konusucak halim kalmamıştı çok halsiz düşmüştüm gozlerim yavaştan kapanmaya baslamıştı açık tutmak istiyordum ama olmuyordu en son ahmet, Açelya ve Süleymanın kavga ediyorlardı en son hatırladığım buydu. Açelya kozcuoğlu mafya bugun baran ın mafya olduğunu öğrendim kendine ait çetesi ve adamları vardı. Babasının adamları hariç kendi şahsına çalışan adamları. guvendigi kisiler sadece ahmet ve Süleyman değildi dahalarıda vardı ve bazıları kızdı ve efnan onun kuzeniymiş adını konakta hic duymamıştım adı hic gecmemisti neler oluyordu anlamıyorum ve bunu bana ancak baran anlatırdı vucudumu barana döndüğümde baranın baygın bedeniyle karşılaştım. "Baran" Sesim depoda yanklılanırken hemen baranın yanına koşup yanına oturup başını kucağıma koyup fuları yarasına bastırdım beyaz fular kırmızı olmuştu hemen yanıma ahmet ve suleymanda yanımda duruyorlardı. "Baran... lütfen lütfen gözlerini aç" gözyaşlarım birer birer akarken iki elimle yüzünü avuçladım. "Özür dilerim nolur bak bana" hafif gözlerini açıp yüzümü izledi eliyle gözyaşlarımı silmek istedi eli yüzüme değince baş parmağıyla gözyaşımı sildi elimi yanağımdaki elinin üstüne koyup. "Özür dilerim nolur gözlerini gözlerimden ayırma" "Ağlama, ağlamanı sevmiyorum...Canımı daha çok acıtıyorsun" gozleri yavaşça kapanmaya başladı. Yine olamazdı bir kere daha sevdiğim bir adam kolarım arasından kayıp gidemezdi. Bu sefer benim kurşunumla, hayır tekrar olmamalıydı. Abim beni umutsuz bıraktı, baran beni nefesiz bırakamazdı. " Hayır, hayır kapatma, kapatma gözlerini nolur baran gözlerime bak" çoktan gözlerini kapatmıştı çok korkuyordum çok kan kaybetmişti ve herşeyi benim yuzumdendi. " Nede kaldı bu arkadaşınız" korku dolu çıkan sesim depoda yankılanırken, efnan ve yanında bir kız depoya girdi.bir atmış seki atmış dokuz boylarında turkuaz gozlu kızıl saçları omuzlarında bitiyor, ince bedeni geniş yüz hatları vardı. bu lana olmalıydı hızla gelip yanıma oturdu. Önce baranın nabzına baktı. Ben o kadar korktum ki nabzına bakmak aklıma bile gelmemişti. " Korkmayın sadece bayılmış" Derin bir nefes aldım burnumdan söylediği sey rahatlamıştı içimi aynı şeyleri yaşamak istemiyordum. lena ilkyardım çantasını açıp malzemelerini çıkarmıştı. Ellerine giydiği eldivenleri düzeltip pamukla yarayı temizlemeye başlamıştı. "Sorun yok sadece sıyırıp geçmiş" " Ne zaman kendine gelir lena" elinin tersiyle kızıl saçlarını arkaya atıp. " Bilmiyorum izin verirsen yarasını dikicem" dikkatli adımlarla baranın elini dikmeye başlamıştı bir on beş dakika sonra bitirmişti. "Heh bitti sonunda...ama kim yaptı bunu" dediginde efnan ın gozleri üzerime çekilmişti gozlerindeki ofkeyi saklamayı gerek duymadan sinirini açıkça gösteriyordu. "Ondan da manyak olan karısı yaptı" şaşırmış gözlerle bana baktı. "Kendi kocasınımı vurdu" "Bana bak sarı yumurta kocama sakın manyak deme" sinirimi gizlemeyerek bende baktım gözlerine. kenardan izleyen ahmeet ve Süleyman ın keyfi yerinde gibiydi kız kavgası olacak sanarak çok hecanli gözlerle bizi izliyorlar. Bundan bakınca hic mafyaya benzemiyorlardı. "Ahmet, süleyman, baranı arabaya koyun bizi konağa götürün" gozlerimi once lena ya kaydı." Teşekkür ederim lena" sonra gozlerim efnan'a kaydı. " Sende sarı yumurta yarın saat onda ekibinizi burda toplarsın, baran o zamana kadar kendine gelir zati" "Bana emir verme küçük gelin" dediğinde gozlerimi devirip depodan çıkmak için kapıya doğru yürümeye başladım arkamdan ahmet, baranı sırtlamış geliyordu. hemen arabanın arka kapısını açıp ahmet baranı yavaşça arabaya koydu hemen yanına oturup başını dizime koymuştum. Ahmet direksiyon koltuğuna geçip arabayı çalıştırıp gaza basmıştı. Bir saatlik yoldan sonra konağa varmıştık sonunda ahmet, baranı yine sırtına alıp üskata odaya çıkarmıştı. ortalıkta kimse yoktu saat iki ye geliyordu, herkes uyuyordur şimdi. Ahmet çıktıktan sonra baranın ayakkabısını çıkartıp ustunu örtüm. duşa girmek iyi gelirdi hemen duşa girip banyomu yapıp çıkmıştım saçlarımı kurutmadan baranın yanına uzanıp yorgunluktan hemen uykuya dalmıştım. Baran kozcuoglu Sabah uyandığımda küçük hala uyuyordu saat tam sekizdi kursun yarasını acısı denmişti. girip duş alıp aşağı inmiştim. herkes masada oturmuş bizi bekliyorlardı. Masaya geçip oturdum benden on dakika sonrada acelya inmişti gelip yanıma oturdu. "İyi misin" evet anlamında başımı saladım bu konuyu konuşup kimsenin bilmesini istemiyordum zati kafamın ici karma karışık tı artık bu saatten sonra neler olacaktı ve istemediğim halde küçük artık herseyi biliyor ve oda dahil olmuştu. evet onu korumak için yanımdan ayırmicaktım. artık oda dahil olmuştu. " Baba konuşmamız gerek" babam dahi butun aile gözlerini bana cevirdi abim ne oldu anlamında bir kaşını kaldırıp goz kırpınca. " Biz açelya ile ayrı eve çıkmaya karar verdik" acelya şaşkınca ve sanki benim niye haberim yok dercesine bakınca haberi olmadığını açıkça beli ediyordu. " Niye noldu oğlum" Şirketi işi bahane ederek konuyu kapatmaları nı sağlamıştım. Annem hiç konuşmasada üzüldüğünü gözlerinden anlayabiliyordum. " Şimdi biz çıkalım eşyalarımızı aldırırım ben sonra" acelyayla evden çıkıp arabaya binmiştik tam efnan ı arıyacaken" "Kimi arıyacaksın" Efnan'ı buluşma yerini soylicem" "Gerek yok buluşma yeride saati de beli" "Hım kim ayarladı Peki" "Baran aga nın karısı" "Sevdim ben bunu" "Neyi" "Senin bu kıskanma işlerini" "Bir ben kimseyi kıskanmıyorum" " İki taşınma işi nerden çıktı ve benim niye haberim yok" " Üç buluşma yeri dünkü depo, saat onda" " Bir kesin öyledir karıcım" "İki bu saatten sonra barut ekibi bir arada olmak zorunda" " Üç Seni barut cetesinin başımı yapsam karıcım" "Hiç komik değil Baran ağa yoksa mafaya Baran mı" "İkiside senin" hic cevap vermeden başını cama yasladı bütün yol boyunca hiç konuşmadı. depoya varmıştık. İceri girdiğimizde herkes vardı barut çetesi tam kadro karşımdaydı.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD