--- Peri – Dinginliğin Altındaki Kıymık Peri sabahları huzurluydu artık. Ahmet değişmişti. Çocuklar gülüyordu. Ev düzenliydi. Ama… içinde bir boşluk vardı, adı konmamış bir kıpırtı. Mutluluk hissiyle huzur aynı şey miydi? Her şey yolundayken neden bazen Tolga’nın bakışları gelip zihninin bir köşesine yerleşiyordu? --- Karşılaşma – Sessiz Çatlak O gün Peri, çocuk kıyafetleri almak için çıktığında onu gördü. Tolga karşı kaldırımdan yürüyordu. Daha sakin görünüyordu. Ama gözleri aynıydı. Bakıştılar. Sanki her şey bir anlığına dondu. Sonra Tolga yaklaştı. Kafeye girdiler. Sessizce oturdular. İlk konuşan Tolga oldu: > “İyi görünüyorsun.” Peri başını salladı: “Fena değilim. Sen?” Tolga gülümsedi: > “Ben... geç de olsa nereye ait olduğumu anladım.” Peri kaşlarını

