Hep beraber bağıra bağıra ağlayan Aslı'nın yanına koşarken, o hâlâ ayaklarını yere vura vura ağlıyordu. "Ne yaptın beş dakika içinde kıza ya?" "Vallahi de bilmiyorum. Oyun oynuyorduk, birden ağladı." Ablam Aslı'yı kucağına alıp ne olduğunu sorarken, verdiği cevapla birlikte kahkaha atmaya başladım. "Bunlay hep sobeliyo meni. Önce biy iki diye sayıyolay sonya da sobeliyolar." "Saymadan sobelesene çocuğu Emre ya." deyip tekrar kahkaha attım. Karnıma ağrılar giriyordu artık gülmekten. "Ha?" diye saf saf soran Emre, bir yandan da Aslı'yı susturmaya çalışıyordu. "Susmiycam isse." diyerek omuz silken Aslı'ya bakıp "İyi ya." dedim, "Madem sen susmuyorsun, indirme bunu aşağı abla. Ben de pastayı tek başıma yerim artık." Gözlerindeki yaşları elinin tersiyle silip, "Aa! Aylamasana İdil y

