Aradan geçen iki hafta boyunca devamlı kusarak ve uyuyarak geçirmiştim. Annem bu durumu stresli olmama vermiş, ablam her dakika başımda söylenmiş ve Emre her dakika arayıp nasıl olduğumu sorup durmuştu. Sadece hamileydim, her ne kadar artık midem de boğazımdan çıkacakmış gibi hissetsem de onun dışında bir şeyim yoktu. Ve bu gün, düğün günümüzdü. En çok sevindiğim şey daha çok uyuyabilecek, yemek yiyebilecek, kusabilecek ve tüm bunlar için kimseye açıklama yapmak zorunda olmayacak olmamdı. "Zuhal hadi artık ama." diyerek odaya daldı ablam. Ne var canım ben mi demiştim gelinliği bana ta evde giydirin diye? Gelinlik giyinip de makyajsız çıkamazdım ya canım. "Kuaför halledecek zaten onları, hadi geç kalacağız." deyip beni kaldırarak duvağı sabitledi ablam. Ne vardı evden eşofmanla çıksam?

