Saat 06.30’du.Gökyüzü pembe ve turuncunun büyülü tonlarına bürünmüştü;sanki bir rüyanın içindeydim.Pencereler tablo gibiydi.Her evin penceresi, kendine özgü bir manzara çiziyor,adeta kendi hikâyesini anlatıyordu. Tam o anda, kapının sertçe tıklanması kulaklarımda yankılandı.Hızla gözlerimi açtım, başımı kapıya çevirdim.Ahşap kapı hafifçe hareket ediyordu. Esneyerek ayağa kalktım. Kilidi çevirdim ve kapıyı açtım.Kapı, kilitlenmeden tam kapanmıyordu. Garip ama bu yönü hoşuma gidiyordu.. Gözlerimi ovuşturdum. Kollarımı yukarı kaldırıp esnemeye başladım. Esnerken mırıldandım:"Ne oldu? Sabah sabah..." Kapının önünden Burçin’in sesi yükseldi. "Kızım, kapı neden kilitli?" Her zamanki gibi yüksek sesle konuşuyordu. Elinde değildi bu; gürültülü insanlar tarafından bulunmaya alışmıştım.B

