Günlerin birbirini kovaladığı zamanın su gibi aktığı kışın yazı kovaladığı geçmişin mışlarını çöpe attığım basit sıradan bir güne uyanmayı ne çok isterdim. Güzel bir sabahı gülerek karşılamak, gün için sabırsızlanmak ve aynaya baktığımda kendimde gördüğüm mutluluğa sevinmek en büyük ihtiyacımdı boğazıma kadar battığım mutsuzlukta. Yaşadığım her şeye rağmen yarınlarıma dair umudum vardı var olmasına ama o güne kadar tükenip birilerine ihtiyaç duymaktan da korkmuyor değildim. Yolum uzundu karşılaşacağım sorunlar büyük olacaktı elbette ama insan sorunlarını yalnızlığı ile aşmaya çalıştıkça çabuk tükeniyor bir anda kendini kaybedebiliyordu. Özgürlüğümü kazanmak için bazen kaybetmem gerektiğini de biliyordum hem de en yakınlarımı gerçekten kaybederek. Daha küçük yaşta annemi kaybetmiştim,

