Sabahın erken saatlerinde Rauf, jandarma üniformasını değil, sade bir gömlek giymişti. Derya onun hemen yanında yürüyordu. İkisi birlikte ilçe nüfus müdürlüğüne doğru ilerliyordu. Rauf’un elinde bir zarf vardı. İçinde annesinin mektubu, bilezik ve Zelal Hemşire’nin imzalı tanıklık beyanı. Sessizliği Derya bozdu: > “Geri dönmek ister misin?” “Hayır. Artık annemin ismini taşımak, en büyük onurum. Soy değil… kalp yazacak kimliğimi.” --- Nüfus Müdürlüğü – Sessiz Bir Devrim Müdür odasında gözlüklerini düzeltirken Rauf’a baktı. > “Sayın Demirer… emin misiniz? Bu, soy bağınızı tüm resmî kayıtlarda değiştirir.” “Evet, eminim. Ben artık Melek Yurtsever’in oğlu Rauf Yurtsever olmak istiyorum.” Derya elini onun sırtına koydu. > “Bir insan, geçmişiyle barışınca gerçek olur Ra

