Yazar'ın Anlatımıyla Serçe'nin sofrası hiçbir zaman bu denli kakabalık olmamıştı. Mutfak yetmeyeceği için masayla uğraşmamış yere güzel bir yer sofrası açılmış ve kocaman bir aile olarak hep birlikte sofranın başına geçmişlerdir. Çiğdem hanım gelinini daha fazla yormamak için onu oturtmuş ve kurulan sofranın ucundan tutmuştu. Gözleri her oğlu ve Serçe ile kesişince içinden defalarca kez şükürler etmiş daha güzel günler için yaradana niyazda bulunmuştu. Serçe'nin bütün itirazlarına rağmen ona kıyamayıp fazlaca yorgun olduğunu dile getirerek onu mutfakta gözünün önüne oturtup çorbaları kaselere doldurmaya başlamıştı. O doldurdukça Sinem, Ceylan ve Çağrı çorbaları içerdeki sofraya taşımışlardı. Çağrı mutfağa her girdiğinde Serçe'yi utandıracak bir şey yapıp öyle çıkıyordu. Onların didişmesi

