20. BÖLÜM: YENİ NESİL ANLAŞMA
TUBA
Annemin vetosunu yedikten sonra mecbur Ferhan'ı arayıp beni almasını söylemiştim. Konuşmalıydım. Her şeyi baştan anlaşmalıydık.
Çok sürmemişti; geldiğinde hemen kapıyı açıp arabaya bindim. Onun inip selam vermesine fırsat bile vermedim. Arabayı tekrar çalıştırmasıyla yola koyulduk. Eve yakın bir kafenin önünde durduk. Arabadan inip onu beklemeden içeriye girdim.
Ferhan da ardımdan geldi.
"Tuba ne oluyor? Neden bu kadar gerginsin? Korkutuyorsun beni. Yoksa bizden sonra kendini tutamayıp her şeyi itiraf mı ettin?" dedi.
"Ne saçmalıyorsun? Benim ağzım o kadar gevşek mi? Sen beni sır tutamayan biri olarak mı görüyorsun? Ama sana söyleyeyim: Ben bugüne bugün Bora Şekerzade'yi kandırmışım, sen ne diyorsun? Ama şöyle bir sorunumuz var; annem Lale Şekerzade faktörünü unuttuk. Her şeyi anladı ve bize iki seçenek sundu: Ya bu işi başlamadan bitirin ya da kurallarımızı biliyorsun."
Ferhan, "Ben söyleyeyim. Sana dedi ki: 'İsteme olunca imam nikahı kıyılacak, çünkü tensel temas konusunda sıkıntı yaşamanızı istemiyorum ve düğünü de hemen yaparız.' Değil mi?"
"Evet, tam olarak öyle dedi. Nasıl tahmin ettin? Gerçi bendeki de soru; neredeyse bizim evden çıkmıyordun. Çocukluğumuz beraber geçti, yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi. Pekâlâ, sanırım bu oyunu başlamadan bitirmeliyiz," dedim.
Ferhan, "Hayır," dedi.
"Hayır mı? Ne demek hayır?" dememle Ferhan oturduğumuz masada öne doğru eğildi. Başını eğerek:
"Hayır demek, hayırdır. Ya da şöyle söyleyeyim: Başından beri planım buydu. Tuba, annen haklı. Bence bir an evvel dini nikâhımızı kıyıp ardından düğün hazırlıklarına başlamalıyız," dedi.
"Ferhan senin ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu? Ne demek 'başından beri planım buydu'? Nasıl yani? Sen bana tuzak mı kurdun? Ne evlenmesi!" dedim.
Ferhan, "Saçmalama, ne tuzağı! Bak, konuya yanlış giriş yaptım. Sakince beni dinle. Söylediklerimden sonra yüzümü görmek istemezsen anlarım ama önce sözümü kesmeden beni dinle. Ben kendimi bildim bileli sana aşığım. Bak, uzun zamandır sana nasıl açılsam diye düşünüyordum. Tekir Tayfun'un yanında 'sevgiliyiz' demen ekmeğime yağ sürdü, sonradan Bora amca da balı oldu. Bak; çocukluğumuz Lale teyze ve Bora amcanın nasıl evlendikleriyle alakalı hikâyeleri dinlemekle geçti. Ben de senin 'sevgiliyiz' demen üzerine böyle bir plan yaptım. Sana baştan açık konuşmadığım için özür dilerim. Ama belki de sana her şeyi anlatsam beni terk edersin, bir daha arkadaş olarak bile kalamayız diye korktum. Gerçekten çok ama çok özür dilerim. Lale teyze doğru söylemiş; hem evlilik çocuk oyuncağı değil, dini nikâh hiç değil. Sanırım bu işi başlamadan bitirmek en iyisi. Ben kendi aileme, sen de kendi ailene durumu anlatırsın. Bu konu da böylece kapanır," dedi.
Ve ayağa kalkıp gitmeye yeltendi. Hızlı bir atakla elini tutup geri oturttum. Bana şaşırmış bir şekilde bakıyordu.
"Bu kadar kolay mı pes ediyorsun? Demin büyük laflar ederken iyiydi. Bana olan aşkın bu kadar mıydı? Çabuk vazgeçtin," dememle bayağı afalladı.
Anlatmaya devam ettim: "Bir tek sen mi kendini bildin bileli aşıksın? Ha, ben senin gibi ilan-ı aşk yapamam çünkü sana o kadar aşık değilim. Ama senden vazgeçmeye hazır da değilim. Adını koyamadığım şeyler hissediyor muyum? Evet. Yoksa neden sırf bir aptalı kıskandırmak için sana 'sevgilim' diyeyim ki? Ben de o hikâyeyi dinleyerek büyüdüm ve belki de ben senden daha önce tongaya düşürmüşümdür seni, olamaz mı? Sonuçta ben babamın kızıyım," dedim.
Ferhan şok olmuş gözlerle bana bakıyordu. Adamı böyle hizaya getirirler işte. Sen beni dünkü çocuk sandın herhalde Ferhan Efendi! Ama sen giderken ben dönüyordum... Tabii bunları yüzüne söylemedim.
Ayağa kalkıp, "Akşama çiçeğini, çikolatanı hazırla gel. En sevdiğim çiçekler beyaz laleler ve en sevdiğim çikolata sütlü. Diğer meseleleri nikahtan sonra konuşuruz sevgilim," diyerek onu hâlâ donmuş ve tepkisiz beklerken bırakıp kafeden çıktım. Şoföre öncesinde mesaj çekmiştim zaten; arabamı iş yerinin otoparkından getirmişti. Arabama atlayıp eve doğru yol aldım. Akşamki isteme törenine hazırlanmaya başlayacaktım. Tabii Ferhan ile de annemlerinkinden bir tık farklı bir anlaşma hazırlayacaktım: Yeni Nesil Anlaşma. Bu anlaşmanın ayrıntılarını sonra Ferhan ile detaylıca konuşurduk nasıl olsa. Ama şimdi, istemede ne giyeceğimi düşünmeliydim...