11.BÖLÜM: MÜJDE

662 Words
BORA Öyle mutluydum ki. Babaanneme ne kadar teşekkür etsem az. İyiki bana şart koşmuşta, benimde böyle bir plan yapmama sebep oldu. Balayından geldikten sonra, zaman su gibi geçti adeta.Arada pürüzler de çıktı, tabii ama biz birbirimize öyle sağlam bağlıydık ki.Bunun şüphesini dahi duymuyorduk. 6 ay olmuştu.Bu süre boyunca yeryüzünde cenneti yaşadım.Lale benim, eşi bulunmayan mücevherimdi. Mimiklerimden beni anlaması o kadar hoşuma gidiyordu ki. Bazen kendimi bırakıp, her şeye o karar versin istiyordum. Nasıl olsa benim neyi seçeceğimi biliyordu. Lale hazır olmadan bebek fikrini şuan ertelemiştik. Ama içim gidiyordu. Baba olmak istiyordum. Aynı babam gibi bir baba.. . .. Ama Lale’ye kıyamıyordum. İstiyordum ki, o da istesin.İstesin ki sonra ben zorladımda oldu olmasın diye sükunetle bekliyordum. Fakat adım gibi emindim. Lale bu hallerimin de farkındaydı. Ve yine eminim. Bu bekleyişe değecekti. LALE Bora’nın baba olmak istediğinin tabiki farkındaydım. Sırf bana emrivaki yapmamak için sessizce benim hazır olmamı ve benim ona kendi isteğimle gitmemi bekliyor ve istiyordu. Halbuki ben çoktan kararımı vermiştim. Ben de anne olmak istiyordum. Bu yüzden de iki ay önce doğum kontrol hapını içmeyi bırakmıştım. Hatta ilk ay adet olunca üzülmüştümde ama doktora muayene olduğumda bunun çok normal olduğunu söyledi. Daha yolun başında olduğumu ve gayet sağlıklı olduğumu söyledi. Sadece beklememi söyledi. Eğer 1 sene dolduğunda hala olmazsa o zaman gelmeliymişim. Ama gerek kalmamıştı bu ay. 2 aydır korunduğumu sanan Bora , hapı kullanmadığımın farkında bile değildi. Sonunda hedefime ulaşmıştım. Hamilelik testindeki çift çizgi bunun kanıtıydı. Ama ben emin olmak için, Bora’ya öğlen arasında Aynur’a söz verdiğimi söyleyip hastaneye kan tahlili yaptırmaya gitmiştim. Tabi yanımda Aynur’la. Kan sonuçları çıktığında soluğu doktorun yanında aldım. Onun da teyit etmesiyle, ilk usg muayenemide olmuştum. Elimde tuttuğum usg fotoğrafında bizim miniğimiz vardı. Kim bilir Bora nasıl sevinecekti. Madem şirketteyiz. Ona şirket usulü bir bebek haberi vermeliydim dimi. Yönetim katına çıkıp, odama doğru yürüdüm. Bora ile odalarımız yan yana olduğundan ve duvarlar cam panel olduğundan şeffaftı. Bu yüzden onu görebiliyordum. Telefonda konuşuyordu. Geldiğimi görünce öpücük attı. Hemen karşılık verdim. Masada yemek artıkları vardı. Sanırım odasına söylemişti, yemek siparişini. Ben yokken bir yere gitmeyi sevmediğini söylerdi. Ponçik aşığım benim. Boş sunum dosyasını, çekmeceden çıkardım. Bora’ya farkettirmeden , dosyanın içine çantamdan çıkardığım usg görüntüsünü ve evde yaptığım hamilelik testini koydum. Sonra dosyanın kapağını kapattım. Dosya kapağına büyük harflerle ‘MÜJDE’ yazdım. Bora’yı kontrol ettiğimde telefonu kapattığını gördüm. O beni kontrol etmeye gelmeden, ben yanına gitmek için hızla ayağa kalkıp yanına gittim. Beni bekliyordu. ‘’Hayatım, lütfen Aynur’a söyle karımı bir daha alıkoymasın. Ben onsuz yapamıyorum’’ deyip hemen sarıldı bana ve alnımdan öptü. Bende ‘’Belli burayı yokluğumda savaş alanına çevirmişsin.Neden böyle kuş gibi yedin.Hepsi yarım kalmış’’ dedim. Omuz silkti. Daha fazla beklemeye gücüm yoktu. Bir an evvel tepkisini görmeliydim. Elimdeki dosyayı ona uzattım. Kapaktaki ismi okuyunca, manidar bir bakış attı bana ama anlamadı. Sonra koltuğuna oturup, dosya kapağını açtı. İçindeki dosyada olanları görünce, gözleri nerdeyse yuvalarından çıkıyordu. Bir resme bakıyor, bir teste, bir bana. Sonunda aydınlanmış olacak ki, ‘’ALLAHHHHHHHH’’ diye bağırarak ayağa kalktı. Beni tuttuğu gibi kucağına alıp döndürmeye başladı. Ama sonra ne yaptığının farkına varmış olacakki, dikkatli bir şekilde yere indirip hemen kendi koltuğuna oturttu. ‘’Aşkım bir şey oldu mu? Ben biran bilemedim.Nasıl davranacağımı, ne yapacağımı. Lale’m ben şimdi baba oluyorum dimi. Yanlış anlamadım. Sen, sen hamilesin’’ dedi. ‘’Evet, Bitanem hamileyim. Müjde mi isterim’’ dedim. ‘’Dile benden ne dilersen sen bana dünyaları verdin. Bundan önce olduğu gibi, bundan sonra da sen neyi nasıl istersen daima öyle olucak. Beni o kadar mutlu ettin ki, ayaklarım yere basmıyor’’ dedi. Dayanamadım onun bu sevinci karşısında ve duygularımı anlatmak, sevincimi hissettirmek için dudaklarına yapıştım. Tabi anında Bora kapıyı kilitleyip, camları kumandasına basıp kararttı. Sonu tabiki vuslattı, beklenen oldu. Çünkü Bora’ya elimi verirsem kolumu kaptırıyordum. Ve bu şekilde kapılmaktanda gayet memnundum. Kim derdi ki , 3 yıldır çalıştığım yerde, patronumla evleneceğimi.O da yetmezmiş gibi bana aşık olduğunu itiraf edip, beni öpmesiyle benimde ona karşı hislerimi farketmemi. Ve rüya gibi bir evlilik yaşayıp, 6 ayın sonunda küçücük bir kalple taçlandıracağımızı.. . . . . Kim bilebilirdi ki. . .
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD