7.BÖLÜM:DÜĞÜN ARİFESİ ALINAN KARARLAR

1390 Words
7.BÖLÜM: DÜĞÜN ARİFESİ ALINAN KARARLAR LALE Bir aydır, Şekerzade ailesiyle beraber kalıyordum.Her gün sabah kalkıyor.Birlikte kahvaltı yapıyor.Sonrada şirkete gidiyorduk. Artık herkes nişanlı olduğumuzu biliyordu. Tabi bu duruma sevinip,çok romantik diyen de vardı.Kıskançlığından çekemeyip,Bora'yı ayarttığım gözüyle bakan,sağlam yere kapak attı diyende. Ama kötü düşünenler, umrumda bile değildi. Benim için şuan tek önemli olan, Süreyya babaanneye söylediğim yalandı. Çok korkuyordum gerçeği öğrenecekte, bir daha yüzümüze bakmayacak diye. Ama ,günlerim tam aksine, çok rahat geçti. Sanki hep bu ailenin bir parçasıymışım gibiydi. Kendimi buraya ait hissediyordum. ............... Yarın düğünümüz vardı. Bir ay boyunca, hazırlıklarla uğraşmıştık. Daha doğrusu, ben sadece gelinliğimi beğenmiş , gerisini Süreyya babaanne halletmişti, seve seve. Bana kalsa, sade bir nikâh yeterdi ama , balayına bile gidecektik. Zaten bir aydır, aynı oda da kalıyorduk ve rahatsız olmak yerine , o odaya gelmeden uyuyamıyordum. Bir kaç gün kanepede yatınca, hem beli ağrımıştı. Hem de, odaya girdiğimiz bir gün, kanepe yok olmuştu. O günden beri yatağın bir tarafında, o bir tarafında ben uyuyorduk.Araya yastık koyuyordum tabi.... Ama Bora'nın, nefesinin sesini duymadan da uyuyamıyordum. Ve beraber kaldığımız sürede, bambaşka bir adamdı . Buzdolabı olan tarafı dışardaymış. Dini nikahtan beri; Farklı bir insan olmuştu. Bora'nın bu yeni halini beğenmiştim ve sanırım ondan hoşlanmaya başlamıştım. ............. Şimdi yatağın kendi tarafımda uzanmış, yine onun gelmesini bekliyordum.Ve beklemem çok sürmedi. Banyodaki işlerini bitirip, kendi tarafına uzandı. Ama bugün biraz farklıydı sanki. Sanırım konuşmak istiyordu.Onu rahatsız eden bişi vardı , görebiliyordum.Ben de dayanamayıp sordum. ''Bora seni rahatsız eden bişey var. Lütfen konuş benimle'' dedim. Artık önceki halimizden, daha da samimiyetimiz ilerlemişti. O kadar alışmıştım ki adını söylemeye , bazen şirkette de ağzımdan kaçtığı olduğunda , hemen arkasına 'bey' ekliyordum. ''Evet Lale , haklısın birşeye canım sıkkın. O bir şey de sensin '' dedi. ''Nasıl yani? Ben ne yaptım ki?'' dedim. ''Korkma hemen ! Bişi yapmadın aksine, mükemmel bir insansın ve ben bu iyiliklerin karşısında eziliyorum'' dedi. Kafam karışmıştı, ne demek istiyordu. ''Ne dediğini anlamıyorum Bora ! Eğer anlaşmamızı diyorsan? karşılığını alıcam sonuçta, için rahat etsin '' dedim. ''Anlamıyorsun, o kadar temiz ve safsın ki '' deyip, aradaki yastıkları kaldırarak yanıma yaklaştı. Kalbim adeta depar attı. Ne oluyordu. Ben ilk gün değişik davranmaya başlayınca, bir haller sezmiştim ama, eğer şuanda da beklentideyse.... Yani, nasıl olsa evlendik deyip, birlikte olmak istiyorsa, onu buraya gömerdim. 'Tarihte dini nikahlı kocasını, gerçekten karısı olmayan kadın, yatakta boğarak öldürdü' diye, haber olurduk.Ama tam tersi, ''Lale bu aramızdakiler, sence sadece bir anlaşmamı yada en başta dediğimiz gibi evlilik projesimi?'' diye sordu. Allah'tan sandığım gibi bir şey demedi. Bir dakika o ne dedi? Ben doğru mu duydum . ''Aramızdakiler derken,'' ''Ne demek istiyorsun, daha açık konuş'' dedim. O da bana biraz daha yanaşıp, elini yanağıma koydu. Okşadı... Ben dondum kaldım.Neden onu yitmiyordum.Bu yakınlıkta ne böyle. 'Hayır demin ki düşüncelerimdeki gibi bir adam değil Bora , olmaz yapmaz.' diye iç sesimle çatışma halindeyken , tekrar konuştu; ''Lale , biliyorum belki inanmayacaksın ama , sadece bir aydır beraber olsakta, bunun adına proje diyip anlaşsakta, ben artık, senden daha fazla bir şey saklamak istemiyorum. Ben yarın resmiyettede karım olurken , ilerde pişman olmanı istemiyorum. Ve açıkcası, ben bu oyunu daha fazla devam ettirebiliceğimi de sanmıyorum'' dedi. Ne yani anlaşmayı mı bozuyordu. ''Bora yarın düğünümüz var ve sen anlaşmayı bozduğunu mu söylüyorsun '' dedim. ''Evet bozuyorum'' dedi,. Şok oldum.Babaannenin yüzüne nasıl bakacaktım. Çok kırılırdı bize.Çok üzülürdü yalan söyleyip, onu kandırdığımıza. Tam olmaz diyecektim ki ; Bora , '' Anlaşmayı bozuyorum , çünkü ben sana aşık oldum, Lale" dedi. "Aslında uzun zamandır etkileniyordum ama itiraf edemiyordum.Ben seni şirkete ilk geldiğin gün değil daha önce görüp aşık oldum. Sonrası da malum biliyorsun , şirkete başladıktan sonra , seni yanımdan ayırmadım . Sana olan davranışlarımı farketmeni , senin bana bir ışık yakmanı bekledim. Ama sen benden beter acemiydin bu işlerde ve en önemlisi patronun olduğumdan , asla o gözle bakmadın.Ama biliyordum benden, arkadaş duygusundan fazla hoşlanıyordun. Hissettim, çünkü ben de sana karşı öyleydim. Anlasana!! babaannem bile, senin sevgilim olduğunu söylediğimde şüphelenmedi. Çünkü aramızda ki çekimin herkes farkındaydı, sen hariç. Sen de farkındaydın aslında ama adını koyamadın,utandın.Çünkü ekmek yediğin yere , ihanet olur diye düşündün'' dedi. Ne diyeceğimi bilemedim. Bu adam beni, hangi ara bu kadar çözmüştü.Birde ben kendimi detaycı, iyi analiz yapan biri sanırdım. Demek farkındaydı herşeyin , ama helâl olsun, kendini iyi sakladı.Çünkü ben nikâh kıyılana kadar hiç anlamadım. Bana karşı olan ilgisinin, ileri boyutta olduğunu..... Tam bende bişiler demeye niyetlenirken, işaret parmağını, dudaklarımın üzerine bastırdı. ''Bu gece sadece ben konuşucam. Eğer sorucağım soruya evet dersen, bundan sonra ki geceler, hep sen konuş, ben seni hiç bıkmadan dinlerim. Ama hayır dersen, işte o zaman ne yaparım bilmiyorum. Bak Lale , ben yarın benimle resmiyette de evlenirken , nikah memurunun dediği gibi, ' hastalıkta sağlıkta ölüm bizi ayırana kadar' diye başladığı o kelimelerin hakkını vermek, gerçek bir evliliğimiz olsun istiyorum. Bir sene sonra biten bir evlilik istemiyorum. Çok üzgünüm , sanki seni bir aydır oyalamışta , düğünden önce ki gece, her şeyi itiraf etmiş olduğumdan dolayı ama inan bana senin bana biraz daha ısınmanı bekledim. Sana sorduğumda, benden gitmemeni istedim.Seninde emin olmanı istedim. Şimdi tekrar soruyorum Lale !!!! Benimle bir ömür yaşlanmaya , projeden değil , sahiden karım olmaya var mısın ?'' dedi. ''Şuan olduğumuz pozisyon , ilk teklifinde de olduğu gibi uygun değil . İlkinde de ofisine girer girmez, yere diz çöküp evlenme teklif etmiştin.Şimdide , hem dini nikâh kıyılmış , ama gerçek olmayan karına , aynı yatakta, dip dibeyken , ikinci kez evlenme teklif ediyorsun. Bence, bana diyorsun ama, asıl sen ilişkiler hakkında hiç bişey bilmiyorsun. Sorduğun soruya da , cevap verecek olursam da ,,,, ne yazık ki haklısın !! Önceden anlamadıysam da ,şimdi duygularımı anlıyorum. Yalan değil , dini nikâhın olduğu günün, akşamında ki hallerin bir işkillendirmedi değil. Ama bir ay boyuncaki , beraber geçirdiğimiz zaman zarfında, bana karşı çok farklıydın.Duygularını gizlemedin. Buzdolabı gibi davranmadın.Ama inan nasıl olucak, daha doğrusu nasıl oluruz , bilmiyorum '' dedim. ''Sen yeter ki evet de !! Ben seni beklemeye razıyım.Yeter ki yarın düğünümüz, gerçek olmuş olsun.Ne sen, ne ben, böyle oyunlar oynayacak insanlar değiliz zaten. Baştan beri duygularımdan emin olsamda, itiraf edemedim ve babaanemin şartları da bahanem oldu. Bu yüzden senden, tekrar tekrar özür dilerim. Ama pişman değilim. Bu proje seni kazandırdı bana.....Ne olur evet de '' dedi. Evet ona karşı boş değildim ama gerçekten olurmuyduk ki ?! Beni daha önce gördüğünü söyledi.Acaba ne zaman görmüştü ki. Neyse bunu daha sonra uzun uzun konuşurduk.Şuan da yine hızlı karar vermem gereken durumlar vardı. Bazen hayatımın bu kadar hızlı yönlenmesine şaşsamda , ömür çok kısaydı bunu biliyordum.Bu yüzden de akışına bırakmaya karar verdim .Zaten duygularımdan emin olmam için , bir ay beraber kalmak yetti. Ya da dini nikahta mı kerâmet vardı, bilemem. '' Madem dini nikâh kıyıldığında, Yaradana karşı suç işlesekte, hatamızı anladık ve resmi nikâhta kıyıldığında, artık her şey gerçek olsun istiyorsun. Denemeye hazırım. Kabul ediyorum. Cevabım Evet'' dedim. Sanki bu cevabı , ölüm kalım meselesiymiş gibi bekleyen Bora , beni kollarına çekip sımsıkı sarıldı.Zaten dip dibeydik. Bu yakınlık akıllara zarardı.Bir gün boşanırsak diye örtümle yatıyordum. Ama artık gerçeğe dönüşücek diye; '' Seni her şeyinle görmek istiyorum'' deyip , başımdaki örtümü açtı.Sonra tokamıda çözüp , simsiyah, boyu sırtıma kadar olan saçlarımı, açıp okşamaya başladı. İlk kez yaşadığım bir şeydi. Bir kız çocuğunun saçlarını, ilk okşayan erkek ; Babasıdır . Ama ben daha bebekken, yetimhaneye bırakıldığım için, bu duyguyu hiç tatmamıştım. Zaten ergenlikten sonrada, hemen tesettüre girdiğimden, kimse saçlarıma temas etmemişti. Bu zamana kadar kendim sevdim,okşadım. Şimdi Bora okşarken çok farklı duygular yaşıyordum. Kalbim pır pır ediyordu. Bora '' seni hep böyle seveceğim bahar dalım, çiçeğim ,, Lalem.!'' dedi. İster istemez geri çekilip, yüzüne bakarak, tebessüm ettim. Bakışları önce mavi gözlerime , sonrada tebessüm eden dudaklarıma kaydı. '' Biliyorum daha yeni açıldık biribirimize .Hatta biraz emrivâki gibi oldu ama, lütfen şimdi yapacağım şey için kızma !! Söz bundan sonra ne kadar süre istersen beklerim ama şuan kendimi durduramıcam '' dedi ve hızla dudaklarıma yapıştı. Tabi her işi hızlı olan ben ne yaptım? Geri çekilip bu ne hız , yavaş demek yerine , Saldım çayıra Mevlam kayıra... Şuan bende ona karşılık veriyordum ama , kesinlikle daha düzgün bir evlenme teklifi etmezse , görürdü bir daha öpücüğün ö'sünü..... Ay ! yarın düğün var. Ve öncesinde yaşadıklarıma bak. Meğer proje kocam, artık gerçek kocam olacak ve ben dünden razıyım.Gerçekten ben bile, bazen yaşadığım hıza yetişemiyorum. Sanırım turbo taktım, yokuş aşağı gidiyorum.Umarım fena çakılmam . Ama şuan bulutların üzerinde olduğum kesin. Bora resmen dudaklarımı yiyordu. Ve bu duygu inanılmaz güzel hissettiriyordu..:)
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD