Kerem işe gitmek yerine eve geçince doğruca İhsan'ı aradı odasındaki koltuğa oturup. Ona sevinçten havalara uçacağı mutlu haberi bir an önce vererek Neslihan'ın İhsan radarından çıksın istiyordu. Sonrası için kendi planları vardı, planlarının orta yerine gelip sıçması hoş olmazdı. Bastı arama tuşuna. "Alo, naber Kerem ben de tam seni arayacaktım." "İyidir, eve geldim şimdi." "Erkencisin, dayım nasıl izin verdi?" "İşim var dedim ki, vardı zaten. Dün arayıp bulduğum Neslihan'a gittim. Oradan geliyorum. Sana asla bela olmayacak merak etme." Aynı okulda okuduklarını özellikle es geçti. Olmadık yerde kızın karşısına çıkar, olmadık laf ederdi mazallah. "Haa, onu biliyorum yaa. Ben genel sormuştum nasılsın diye." Ne demek onu biliyordu? Dün kıçını yırtmıştı, babası gebertiyordu bunu. Neydi

