12. Bölüm

2680 Words

Güneş, sabahın ilk saatlerinde İstanbul semalarını bakır rengine boyarken şehir, uyanışın o alışıldık ama her defasında büyüleyen melodisini çalıyordu. Penceresinden süzülen turuncu ışık, odanın duvarlarına ince bir ipek şal gibi yayılmış; tül perdelerin dalgalanan gölgeleri, duvar saatinin ritmiyle birlikte dans ediyordu. Simay, uyanma saatinden önce gözlerini araladı. Henüz alarma dokunmadan, derin bir nefes aldı; taze demlenmiş kahve ve sabah serinliğinin hafif tuzlu kokusu, Boğaz’dan esen rüzgârla karışıp odanın içine dolmuştu. Yatakta birkaç saniye daha kıpırdamadan uzandı. İzmit’teki toplantının yorgunluğu hâlâ bedeninde olsa da içindeki heyecan, bu yeni günün sıradan olmayacağını fısıldıyordu. Dünkü görüşmelerin her anı, Sami Bey’in sıcak ama yanlış yoruma açık sözleri, Deran’ın s

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD