SAVAŞ Gökhan geri geldiğinde Mercan getirdiği topları Gökhan'a verip potaya sokmasını bekledi. Gökhan basketbol oynamanın hakkını verse iyi olurdu. Gökhan ilk topu sokamamıştı. Mercan ona gaz vermek için bağırırken ben dalgınca onları izliyordum. İkinci ve üçüncü top hiç zorlanmadan girmişti. O kaçan topu alıp attığında o da girmişti. Mercan Gökhan'ın üzerine atlayıp sarıldı. Bizim grupta alkışlayarak tebrik ettiler. Mete kolunu omzuma atıp kendine çekti. "Niye dalgınsın?" "Kendimi iyi hissetmiyorum." "Oyundan kaçmak için bahane arama." "Yok. Cidden kendimi iyi hissetmiyorum." elini alnıma koydu. "Üşüttün mü acaba? Ateşin yok." "Geçer birazdan. En son oynarım ben." "İyi. Kendini iyi hissetmezsen söyle. Başka biri oynasın yerine." kafa salladım. Güneş geldi. "Sorun mu var?" "Savaş kendini

