Mine sinirle solurken, Arslan gülmeye devam ediyordu. İlk seanslarından az önce çıkmışlardı. Bu seans, çoğunlukla Arslan'ın dalga geçmeleri üzerine kurulmuştu. Saçma sapan bir sürü espri yapmış, sorulan hiçbir soruya doğru dürüst cevap vermemişti. Terapi mevzusu onu çok eğlendiriyordu belli ki. Neyse ki doktorları Vahide Hanım üst düzey sabır sahibi bir hekimdi de kendilerini kapı dışarı etmek yerine bir sonraki seansları için randevu vermişti. "Arslan, bu yaptığın çok ayıp! Yerin dibine geçtim resmen! Hani sorunlarımızı çözüyorduk? Anlatıp rahatlıyorduk ne oldu?" "Ya ne bileyim?! O koltuğa oturunca durum çok komik geldi bana. Yani iki haftada bir, birer saat kendimizi anlatacağız ve içerideki abla bize dünyanın sırrını açacak öyle mi? Bebeğim, emin miyiz? Bu eziyeti sürdürecek misin? S

