14

1000 Words

Masanın başına otururken karşısındaki adamı süzdü. Üzerinde haki yeşil v yaka bir tişört vardı. Sarı saçları yeni kısaltılmıştı, belliydi. Sakallarını da kestirmişti. Onu hangi akılla içeri aldığını da düşündü. Niye hep böyle oluyordu ki? Arslan, kendisine bir şey buyuruyordu ve puf! Hep onun istediği oluyordu. Mine, ona, hiç karşı koyamamış olmanın acısını çok yaşamıştı. Yaşadıklarına rağmen, demir gibi bir iradeyle duramıyordu adamın karşısında. Ruhunun fingirdek yanı sürekli kuyruk sallıyordu Arslan'a. Arslan ise ağzını açmaya korkuyordu. Nasıl olmuştu da, Mine, kendisini evine kabul etmişti, bilmiyordu. Ama bir şeye sinirlenir de kovar diye sesini çıkaramaz olmuştu. Alttan alttan Mine'yi izliyor, ne düşündüğünü anlamaya çalışıyordu. Kafasını tabağına gömmüş, lezzetli yemeğin keyfini

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD