HİCRAN
Civan gittikten sonra,yengem ve Zarife ile el birliğiyle hazırlık yapmıştık.Malum akşam hem sözüm hem imam nikahım kıyılıcaktı.Ama son dakika ne olduysa bu akşam resmi nikah da kıyılacakmış.Hangi ara ayarladılar bilmiyorum.Artık kolları ne kadar uzunsa benim gitmeme gerek kalmadan,halletmişlerdi.
Akşam olunca,herşeyin de hazır olmasıyla odama geçtim.Artık hazırlanmalıydım.Üstüme siyah giymek istiyordum.Ama o da geleceği için, Civan'ın gönderdiği gelinlik gibi olan beyaz elbiseyi giydim.Kolları ve etek ucu beyaz küpür dantelliydi.Bu yüzden örtümü baya uzun yaparak hem kollarımı gizlemiş oldum.Hemde üstüme tekrardan hırka giyinmeme gerek kalmamıştı.Bütün aile geleceklerdi.
Büyük amcası İbrahim Beyzade ve eşi Hacer Beyzade.Onların kızları evliydiler ve şehir dışında yaşıyorlardı.Ortanca amcası Miran'ın babası Namık Beyzade ve annesi Yezda Beyzade.Miran'dan başka evlatları yoktu.Ve en küçük amca Civan'ın babası Selman Beyzade ve annesi Latife Beyzade.Kız kardeşi Berfin, 21 yaşında, amca oğlum ile ailesine sormadan evlenen kişi.En küçük kardeşide Burak 18 yaşındaydı.Zarife ile aynı sınıftaydılar lisedeyken.Şimdide ayni üniversiteyi kazanmışlardı.
..........
Hazırlandığımda,kardeşim Zarife odama geldi.Bana alıcı gözle baştan aşağı süzdü,
''Vavvavvavvvvvv abla sen neymişsin.Ne kadar güzel olmuşsun.Civan abinin seni görünce ağzı açık kalacak''dedi.
''Boş yapma Zarife,berdel yüzünden evlendiğimizi ne çabuk unuttun?''dedim.
''AAyy abla ya hiç romantik değilsin.En güzel aşklar berdel ile başlar.Ay o laf öyle değildi galiba.Aman neyse ya ben dedim oldu işte.Gerçi her berdel için geçerli değil bu dediğim tabi''dedi.
Ona kulak vermedim.Çünkü kafam zaten doluydu.Zarife her zamanki gibi işi gırgıra vererek çözeceğini sanıyordu.Kendini böyle sakinleştiriyordu.
Aşağıdan Sevim yengemin sesi ile son kez aynaya baktım.Misafirlerin geldiğini söylüyordu.
Artı aşağı inme zamanım gelmişti.Zarife'nin yardımıyla odadan çıkıp,merdivenlerden indik.Salona girdiğimde bütün Beyzade ailesi gelmişti.İbrahim amcanın kızları hariç.Normal bir isteme yada söz olsaydı, kapıda karşılardım onları.Ama berdel dendiği anda söz kesilmiş olduğundan, direk yüzük takılıp nikah kıyılacaktı.Ama yinede Civan elinde bir demet beyaz gülle gelmişti.Bu jestine tebessüm ettim.
Haramlık selamlık uyguladığımı bildiklerinden, sadece kadınlar ile görüştüm.Erkeklere uzaktan selam verdim.Bir nebze nikahı da bu yüzden hemen kıyıyorlardı ki,rahat alışverişe çıkılsın diye.İbrahim amcanın lafa girip,''Sebebi ziyaretimiz belli,her ne kadar sözleri kesilmiş olsada,ben usulüne göre olsun isterim.Hicran kızımın hiç bir şeyden eksik kalmasını istemem.Asım ve Berfin'in düğününü yapıp yapmamakta size kalmış.Ama ben haneme girecek kızı,Teliyle duvağıyla almak isterim''dedi.Çok duygulanmıştım.Ben hemen oldu bittiye getirilicek sanmıştım.Zaten severek evlenmiyorum diye hevesim yok sanmıştım.Ama İbrahim amca,böyle konuşarak,heves etmediğim duyguların yüzeye çıkmasını sağladı.
Kahveleri pişirmek için salondan çıktım.Zarifede peşimden geldi.Bugün çalışanlara izin vermişti amcam.Yabancı kimse olmasın istiyordu.Kahveleri üstüm kirlenir diye Zarife yapmıştı.Kıyafetim beyaz diye ve gelinlik gibi olduğundan yürümesi zor oluyordu.Kahveleri de o ikram edecekti.Ben sadece Civan'a verecektim kahveyi.
Yeni trend böyleymiş.Zarife başımın etini yemişti.Sosyal medyada şu öyle olmuş,bu böyle olmuş diye kafamın etini yiyordu gün boyu..
Kahveler pişince tepsiye dizerken,mutfağa Miran girdi.Ne istiyordu?
Zarife''Buyur Miran abi,bir şey mi istedin?''dedi.
Miran''Su istemiştim''dedi.
Masaya oturdu ve Zarife'nin sürahiden doldurduğu bardağı verince yavaş yavaş içmeye başladı.Kahveler soğuyacaktı.Zarife el mecbur tepsiyi alıp mutfaktan çıktı.Bende bir elimle eteğimi tutup,diğer elimle tekli fincanın olduğu damat kahvesini alıp çıkacaktım ki, Miran önüme geçti.
''Çekil önümden '' dedim.
Ama o hala yerinden bir milim ayrılmamıştı.
''Gerçekten onunla evlenecek misin?Hicran bak bir kelimene bakar.Burdan hemen gideriz.Ya da karşılarına çıkar nikahın Civan ile değil,benimle olacağını söyleriz.Ha ne dersin?İyi düşün Hicran.Sırf intikam için,yapma bize bunu''dedi.
Hala dünyanın sadece kendi etrafında döndüğünü sanıyordu.Konu Miran değildi.Konu ben ve Zarifey'dik.Civan benim burdan kurtulma anahtarımdı.Çünkü hayatımda aşk meşk işlerine yer yoktu.Civan da benden bir beklenti içinde değildi.
''Sana kaç defa diyeceğim.Ben Civan'ı seviyorum.Seni unutalı çok oldu.Çekil kahve soğuyor''dedim.
Daha fazla konuşmasını beklemeden yanından geçerek çıktım mutfaktan.Yukarı çıktım.Salona girdiğimde herkes bana baktı.Ben kimseye bakmadan Civan'ın önündeki sehpaya kahvesini koydum.Civan bana, 'ne oldu, bir sorun mu var ?' dercesine bir bakış attı ama ona gözlerimi açıp kapatarak 'sorun yok' dedim.Ardından yanındaki sandalyeye oturdum.Civan kahvesini içince;İbrahim amca söze girdi.
''Allah'ın emri peygamberin kavliyle kızınız Hicran'ı oğlumuz Civan'a istiyoruz''dedi.
Amcamda '' Usül gereği ne ise onu yapalım madem.Bende verdim gitti''dedi.
Usül gereği bana sorması gerekti ama amcam işte, artık onun hareketlerini sorgulamıyordum.
Ayağa kalktık.İbrahim amca yüzüklerimizi taktı.Civan birde tek taş getirmişti.Kutusundan çıkarıp parmağıma taktı.Tam ne gereği vardı diyecekken,Miran'ı işaret etmesiyle anlamıştım.Doğru ya aşık olduğumuzu,aşk evliliği yaptığımızı sanıyordu.Yalnız tek taşta güzeldi.Su damlası şeklinde kemer ile çerçevelenmiş, üstüne taşların dizildiği,ortasında da küçük bir su damlası olacak şeklinde yine aynı şekilde küçük taşların döşendiği,aynı zamandada bant kısmındada yarısına kadar taş vardı.Beni yansıtıyordu.Zevkimi iyi biliyordu.Eğer mecburiyetten evleniyor olmasam,tamda bunun gibi bir tek taş seçerdim.
Yüzükler takıldıktan sonra,kayınvalidem ve kayınbabamın ellerini öptüm.Onlarda diğer kalan aile üyeleride takılarını taktılar sırayla.Miran'da bir tuğra kolye almıştı.Boynuma takmaya kalktığında,Civan engel oldu.Elinden alıp kendisi taktı boynuma.Gerçekten bu hareketi benim gerilmemi önlemişti.Ona güvenim gün geçtikçe dahada artıyordu.Arkamızda dağ gibi duracaktı eminim.Sırtımı yaslamaya o kadar ihtiyacım vardıki.Çok yorulmuştum her şeyden.
Sonrasında İmam nikahı ve ardından resmi nikahında kıyılması ile hem dinen hem resmen karı koca olmuştuk.
Mehir olarak,kardeşimi okutmasını istemiştim ama
İbrahim amca,''Biz ne konuştuk kızım,o iş bende.Zarife artık benim himayem altındadır.Kaydı yapıldı bile''dedi.
İçim ferahladı.Kayıt tarihini kaçırıcaz diye ödüm kopuyordu.Nikahı bile erken kıymalarına bu yüzden ses etmemiştim.Biran evvel bu konaktan çıkıp,kız kardeşime yoğunlaşmak istiyordum.Civan'da mehir olarak bana bir ev ve kilom kadar altın ve ayrıyeten şirketten kendi hisse payından yarısını bana vermişti.Çok fazla diyecekken,emrivakisi ile ve etrafımızda insanlar olunca el mecbur kabul ettim.Zaten resmi nikahta da sadece bir imza attık.Soru sormasına gerek yoktu memurun. Evraklar tamamdı.
Sonrasında ikramların servisi oldu.Ben de servise yardım etmek istedim ama hem kıyafetim engeldi hemde yengem ve Zarife 'sen gelinsin otur'dediler.
Çay faslı da bitince,yarın düğün alışverişi olur ardından bu haftasonu düğün kurarız diye sözleştiklerinde, kalktı Beyzade ailesi.Onları yolcu ederken,Civan en sona kaldı ve beni alnımdan öperek vedalaştı.Nedense alnımdan öpmesi, etraftakilere gerçekten aşıkmışız gibi,bir izlenim vermek için olsada, yüreğimin titremesine sebep olmuştu.Neden bu kadar etkilemişti beni.Şuan bunu düşünemiyecektim.İlk hedefim şu düğün curcunasını atlatıp, Zarife'nin okumasıydı.Yıllarca bunun için çabalamıştım ve hedefime ulaşmaya az kalmıştı.Hem kim bilir, belkide Civan ile evliliğimizde dostluktan öteye gidebilirdi.Hayatın ne göstereceği bilinmezdi.Sevdiğin seni terkederken, kendini eskiden sevdiğin adamın kuzeni ile evli bulabiliyordun.Hayat süprizlerle doluydu.Bu yüzden eğer Civan bir adım atarsa, ona şans vermeyi düşünüyordum.Çünkü bu saatten sonra aşk yoktu benim için.Sadakat ve saygı vardı.Bu da Civan'da fazlasıyla vardı.Tek soru,Civan'da bunu istiyormuydu????