HİCRAN Düğün salonundan ayrılıp eve giden yol boyunca ağzımı bıçak açmadı.Zarife Latife annelerin arabasına binmişti. Civan ise halaydaki o zafer kazanmış gülüşünü yüzünden eksik etmiyor, dikiz aynasından ara ara bana bakıp keyifle mısra mısra şarkı mırıldanıyordu. O kızların ona dokunmuş olması düşüncesi bile içimde bir volkanı tetiklemeye yetiyordu. Eve girer girmez, Latife Anne ve diğerlerine kısa bir "İyi geceler" deyip kendimi odaya attım. Hemen arkamdan kapının kapandığını ve kilidin tık sesini duydum. "Hayırdır Hicran Hanım? Salonda aslan kesilip kızları önünden süpürüyordun, şimdi neden yüzün sirke satıyor?" dedi Civan. Ceketini tek hamlede çıkarıp yatağın üzerine fırlatmıştı. Hızla ona döndüm, kaftanımın işlemeli kollarını hışımla geriye ittim. "Bir de soruyor musun Civ

