Hazal Hayır hayır o ölemez! Beni bırakıp gidemez... Beynim otomatik olarak beni götürüyordu sanki tüm düşünce yetim gitmişti kimseyi görmüyor kimseyi duymuyordum sadece Burcu'nun, yirmi yıldır her kötü zamanımda yanımda olan tüm iyi anlarımı veya tüm kötü anlarımı paylaştığım can dostumun yanına koşuyordum arkamdan adımın haykırılmasını umursamadan sadece koşuyordum. Kata çıktığımda Sevim teyze Tom'a sarılmış hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Tom ağlamasa da o da fazlasıyla çökmüş haldeydi. Sevim teyze beni görünce bu sefer bana sarılıp daha şiddetli ağlamaya başladı aynı şekilde bende. "Hazal gitti o. Burcu... o gitti" Ne diyebilirdim ki o kendi çocuğu gibi sevdiği öz yeğenini bende canımdan çok sevdiğim arkadaşımı kaybetmiştik. Bu durumda ağlamaktan başka birbirimize destek olmaktan başka

