Aslında benim için çok değerlisin. Emre beni yine arabasına yaslanmış bir hâlde dışarıda bekliyor. Kapıdan çıktığımda bir an öylece durup sabah gördüğüm vücudu ararcasına adama bakakalıyorum. Ben eskiden de böyle içine düşüyor muydum bu adamın ya? Neler oluyor Allah’ım? Yavaş yavaş aklımı mı kaybediyorum acaba? Varlığı dikkatimi öyle bir dağıtıyor ki bir an nerede olduğumuzu, ne yapacağımızı bile unutup her zamanki kadar şık görünen kıyafetlerini ve sevimli gözüken tebessümünü hayranlıkla izliyorum. “Nur... Çok güzelsin,” diyerek bana yaklaşmasının ardından hayretle kaşlarımı kaldırıyorum. Demek ayran budalası gibi davranan tek kişi ben değilim. Umursamaz görünmeye çalışarak gülümsüyorum. “Teşekkürler.” “Sanki sana dokunmaya kalksam kaybolup gideceksin, öyle bir güzellik...” Emr

