49

1219 Words

Aslında sana bir şey olsaydı mahvolurdum. Emre’nin kendini yaralarken neden dalgın olduğunu düşünmeden edemesem de annesi odaya girerken yanından kalkıp yere oturuyor, adamdan çok fazla uzaklaşmak istemesem de en azından kucağına oturur gibi görünmemek için aramıza bir parça mesafe koymayı başarıyorum. Meltem Hanım hiçbir yorum ya da eleştiri yapmadan nazik bir tebessüm eşliğinde bana kahve ikram ediyor. “İstersen koltuğa otur Nur, orada üşütebilirsin.” “Teşekkür ederim, birazdan belki öyle yaparım,” diyorum uzattığı kahveyi alırken. Emre gülüşünü bastırmaya çalışırken onu dürtmek istesem de elim dolu olduğu için bunu yapamıyorum. Bir süre üçümüz de konuşmuyoruz. Ben ne diyeceğimi bilemiyorum ama Bucak ailesinin iki üyesi ne sebeple sessizleşiyor hiçbir fikrim yok. Emre iyi olduğu

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD