Albert dışarıda buluşmak istedi. Bu beni germişti. Ben gerekli olmadıkça yalnız dışarı çıkmıyordum. Aslında çokta gerekli olmuyordu. Tamam çekiniyordum biraz. Evet artık hangi ortama gidersem gideyim bir Türk bulabileceğimi biliyordum, kendimi anlatacak kadar Almanca biliyordum ama yine de çekiniyordum. Önce babam, sonra Azad beni eve kapatmışlardı. Dış dünya bana yabancıydı. Uzun zaman benim için dış dünya perdenin arasından kendimi göstermeden görebildiğim kadar olmuştu. Bu kadar kalabalık hala bana bir miktar tuhaf geliyordu. Yanlarında erkek olmadan dışarıda gezen kadınlar şaşırtıyordu. İşleri için gidenler değil, keyfi gezenler. Mesela toplanıp bizim lokantaya geliyorlardı ve saatlerce duruyorlardı. Eskisi kadar değildi ama hala bir miktar tuhaf geliyordu. Parmaklarındaki yüzükler evl

