Önce kendimi bulmam gerekiyordu. Herkes bunu söylüyordu. Deren, Albert ve psikologum. Önce yanıldıklarını düşündüm dürüst olmam gerekirse.. Yani sevgisiz kalmış ruhuma sevginin iyi geleceğine inandım. Sonra bunun nedenini anladım. Ne yazık ki her zaman bir şeyin doğru olması için bir erkek tarafından onaylanması gerektiğine inanmıştım. Aslında buna çocukken annelerimiz sebep oluyordu. " Git babandan izin al. " Bu ne demekti? Benim yetkim yok. Bir şeyi yapabilir misin, bir yere gidebilir misin buna evin erkeği karar verir demekti. " Seni babana söyleyeceğim. " Bu ne demekti peki? Bu suç mu değil mi baban karar verecek. Alacağın cezaya da o karar verecek. Zamanla eğer ailen bunları destekler şekilde devam ediyorsa, her şeyde erkek egemenliği altında kalıyorsan güzel misin, akıllı mısın, iyi

