Arabanın buğulu camından akıp giden yolu izlerken, yanımda oturan Ali Asaf'ta telefonundan çalışanına talimatlar veriyordu.. Benim yüzünden aksayan pek çok işini, telefonla halletmeye çalışıyor ve bundan bir kez olsun yakınmıyordu.. Bugün günlerden 30 ocak salı idi.. Ankaradan İstanbula doğru seyir halindeydik.. Uçakla gitmeme sebebimiz, tamamen Ali Asafın tercihi idi.. Söylediğine göre benimle daha uzun vakit geçirme fırsatını, yakalamışken değerlendirmek istemişti.. O kadar hafiflemiş hissediyordum ki kendimi.. Sanki yıllardır lağam çukurunda yaşamışım da, sonra tesadüfen bulduğum sıcak su havuzuna girmiş ve tüm pisliğimden arınmış gibi hissediyordum kendimi.. Umutcan ve anası Gönül hanım, şu anda Ankarada inşa halindeki en büyük sitelerden birinin temelinde yatıyordu.. Aslında etl

