Sırtımı saatler önce girdiğim kapıya yaslamış, öylece yerdeki cansız bedene bakıyordum.. Artık hiç bir yaşam belirtisi göstermemesi ve odanın içinin boğucu kan kokusu beni zerre ilgilendirmiyordu.. Artık üzerimdeki ve ellerimdeki kan kurumuş, etimin gerilmesine neden olurken parmaklarımdaki makası bırakıp yere çarpmasını sağladım.. Şu anda ihtiyacım olan tek şey, bir sigaraydı.. Ama keyif yapmayı başka bir zaman dilimine bırakıp, tutulan bacaklarımı yere yasladım ve zayıf bedenimi yeniden ayağa dikebildim.. Kandan dolayı yapış yapış olmuş saçlarımı el yordamı ile sırtıma attığımda, yüzümde oluşan haz dolu gülümsemeye mani olamamıştım.. Kulağımı kapıya dayayıp, dışarıdan ses geliyor mu diye bir süre dinledim.. Kaç saattir buradaydım bilmiyorum.. İki saat kesindi ama fazlası ne kadard

