"Dilan! Hemen uyan!" Dilan Adar'ın telaşlı sesiyle kendine geldi. Yataktan doğrularak telaşla Adar'a baktı. "Ne oldu?" Diyip saate baktı. Saat gece 5'e geliyordu. Bu saatte ne olabilirdi ki? Acaba birine bir şey mi olmuştu? Dilan'ın içini korku kapladı. "Poyraz. Poyraz'ın çok ateşi var gel bak." Dilan hemen yataktan fırlayıp Poyraz'ın odasına girdi. Üzerinde ki pikeyi kaldırıp elini alnına koydu. Çok ateşi vardı. Yan çekmecede ki ateş ölçeri alıp Poyraz'ın koltuk altına koydu. Çok geçmeden ötünce Dilan hemen alıp baktı. '39,8 mi?!' "Hemen ateşini düşürmeliyim. Hastaneye gidene kadar havale geçirir." Adar kapının eşiğinde donup kalmıştı. "Adar! Kendine gel. Git hemen soğuk su ve bez getir." Adar robot gibi başını hızlı hızlı sallayıp gitti. Adar gelince Dilan elindekileri aldı. Bezi soğ

