🔞 Royce bana bakıyordu. Gözleri o kadar derin, o kadar yoğunlaşmıştı ki sanki karşısındaki ben değilmişim de yıllardır aradığı, bulunca da inanamadığı bir şeymişim gibiydi. Bahçenin ortasında halk yavaş yavaş dağılırken o hareketsiz duruyordu. Yeşil gözleri yüzümde geziniyor, dudaklarımın kıvrımına, boynumun eğimine, çillerime, hatta yaralı sırtımın belli belirsiz duruşuna kadar iniyordu. İçimde bir ateş yanmıştı bu bakışla; acıyla karışık, utançla karışık ama en çok da… arzuyla. Tam o sırada biri yanıma yaklaştı. Yumuşak adımlar ve güçlü bir kadın yürüyüşü vardı. Dönüp baktığımda uzun boylu, koyu kızıl saçlı, McLean yeşili bir elbise giymiş kadın duruyordu. Mairi. Yüzü Royce’a benziyordu; aynı keskin çene, aynı kararlı bakışlar ve aynı yeşil gözler. Mairi tam önümde durdu. Yüzündeki

