27. Bölüm "Gerçek Sanılan Yalanlar" Elif Zehra Londra, öğle saatlerinde bile kasvetliydi. Güneş vardı ama ısıtmıyordu; gri bulutlar ışığı süzüyor, parkın üzerine ağır bir gölge bırakıyordu. İnsanlar vardı ama ses yoktu. Kalabalığın ortasında tuhaf bir sessizlik hâkimdi. Londra şimdi benim yüreğim kadar soğuktu… Ceylan’ı gözden kaybediyordum. Koşuyordu. Panikle değil, bilinçsiz bir kaçışla. Sanki ayakları onu değil, geçmişi taşıyordu. Ne kadar hızlansam da aramızdaki mesafe kapanmıyordu. “Ceylan!” diye bağırdım. Sesim banklara, ağaçlara, yürüyen insanlara çarpıp geri döndü. Ama ona ulaşmadı. Dönüp bakmadı bile. Sanki beni değil, içindeki bir sesi dinliyordu. Caner… Onunla tanışmamızın tesadüf olduğuna inanmak istemiştim. Ama bu adamda yanlış olan bir şey vardı. Fazla sakin, faz

