15. Bölüm " Kayıp Giden Elif Zehra" Karan O sabah Londra her zamanki gibi griydi; gökyüzü kapalı, rüzgâr nemli ve soğuktu. Şehrin üzerine çöken o klasik sis, köprülerin ayaklarında ağır bir perde gibi asılı duruyordu. Elif yanıma oturduğunda arabada hâlâ sıcak hava dolaşıyordu ama onun telaşı içeriye bambaşka bir soğukluk getirmişti. Yan koltukta çantasıyla boğuşuyor, bir yandan saçını toplamaya çalışıyor, bir yandan da makyajını kontrol ediyordu. Bir elinde ayna bir elinde adını bile bilmediğim zımbırtılarla yüzüne abuk subuk şeyler sürüp duruyordu. Halbuki doğal hali bile beni benden alırken bu hazırlık neden. İçten içe kıskanmıştım. Bunu kendime bile itiraf edememişken ona nasıl söylerimki. “Derin bir nefes al,” demek istedim ama sustum. Çünkü o an konuşsam daha çok telaşlanacak

