36. Bölüm “Savaş Boyaları Sürülür” Karan Mizgin ve Seyran ablam, eşikten içeri el ele girdiler. Zaman o an donmuş, zihnimdeki tüm taşlar yerinden oynamıştı. Bakışlarımı birinden çekip diğerine çevirirken dudaklarım şaşkınlıkla aralandı. "Bunlar… Bunlar birbirine düşman değil miydi?" diye geçirdim içimden. Aralarındaki o meşhur gerginlikten eser kalmamış, yerini sarsılmaz bir ittifakın sessizliğine bırakmıştı. Şaşkınlığımı yutkunarak geriye ittim ve Seyran ablama doğru bir adım atıp kollarımı boynuna doladım. Kokusu her zamanki gibi güven vericiydi ama bedenindeki o dik duruş, bir şeylerin değiştiğinin habercisiydi. Başımı hafifçe yana eğip, sadece onun duyabileceği bir sesle kulağına fısıldadım: “Ne ara barıştınız siz?” Seyran ablamın dudaklarında gizemli bir kıvrılma belirdi.

