Karan Ruhan’la birlikte kızları resmen bir cendereye almıştık. Koruma işini her zamankinden daha ciddi yürütüyorduk. Sorunu bilince çözüm üretmek kolaydı ama kızlardaki rahatlık… İşte ona anlam vermek zordu. Hatta yanlış algılamıyorsam, bize karşı hafif bir hayranlık bile başlamıştı. Bunu hissediyordum. Onların yaşadığı binadan bir daire kiralamak istemiştim. “Alırım,” diyordum hatta. Ama dedem hemen çıkışmıştı. “Abartma Karan. Koruma işi için o kadar para bağlanmaz. Yakında çıkacağın eve yatırım yapma. Kızlar okul bitince işe başlayacaklar, belki onlar da yer değiştirecek. Sabret; duruma göre ayarlarız bir şeyler.” Haklıydı… Mantıklı gelmişti bana da. Bu yüzden kiralamakla yetindim. Her akşam yemeğe davet edilmek ise başlı başına bir keyifti. Pervane gibi etrafımızda dönüyor, bizi ş

