DÜN Kİ ÇOCUK 🌿

1180 Words

Gecenin en koyu, en dilsiz vaktinde Karayel konağı o ağır ve zehirli sessizliğine tamamen gömülmüştü. Koridorlarda sadece asırlık taşların soğuk nefesi fısıldaşıyor, odanın dışından tek bir tıkırtı bile gelmiyordu. Mahir Ağa’nın hırsla devirdiği sehpanın çıkardığı o gürültülü yankı çoktan sönmüş, geriye sadece iki kadının o daracık odadaki kesik kesik nefes alışları ve kalplerinin amansız çarpıntıları kalmıştı. Peri, sırtını dayadığı ahşap kapının soğuk gövdesinden güç almaya çalışarak bir süre daha öylece yerde oturdu. Bacakları dermanını tamamen tüketmiş gibi titriyor, rahmindeki o beş aylık ağırlık, az önce yaşadığı o dehşet verici gerilimin etkisiyle kasıklarında sinsi bir sızıya dönüşüyordu. Kendi canını, babasının borçlarını ve en önemlisi karnındaki o sabiyi tek bir hamlede ortaya k

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD