DİLSİZ TESELLİ 🌿

1252 Words

Mardin’in dondurucu kış soğuğu, Karayel konağının heybetli taş duvarlarını iyice kuşatmış, avlunun ortasındaki asırlık tahta sedirin üzerine ince bir kırağı tabakası bırakmıştı. Zaman, bu koca evde kendi bildiği gibi ağır aksak ilerlerken, iki kadının omuzlarındaki yük de her geçen gün biraz daha katmerleniyordu. Peri, o son büyük misafir ağırlama gecesinin ardından geçen birkaç hafta içinde kendini hiç olmadığı kadar yorgun, halsiz ve dünyaya karşı yabancılaşmış hissediyordu. İçinde anlam veremediği, bedeninin her bir hücresine kadar yayılan bir ağırlık vardı. Sabahları yataktan kalkmak onun için artık bir işkenceye dönüşmüştü; Mahir Ağa’nın buyurgan ve zorlayıcı gecelerinden kalan o sızılı yorgunluğun ötesinde, bu kez çok daha derin, çok daha farklı bir bitkinlik bedenini esir almıştı.

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD