ABİLERİM 🌿

1445 Words

Mardin’in o yakıcı, insanın nefesini kesen temmuz güneşi Karayel konağının sarı taş duvarlarını yeniden kavurmaya başladığında, avludaki hava sanki asırlık bir kederin isiyle duman duman ağırlaşmıştı. Yukarıdaki gelin odasında, günlerdir süren o sessiz nizam, dışarıdaki fırtınanın sadece küçük bir mola verdiğinin kanıtı gibiydi. Esma’nın Mahir Ağa’nın tekmeleriyle moraran, kanayan bedeni, Peri’nin o şefkatli elleriyle sürdüğü kantaron yağları ve sarsılmaz siperliği sayesinde yavaş yavaş toparlanıyordu. Dudaklarındaki o derin çatlaklar kabuk bağlamış, kaburgalarındaki o nefes kesen sızılar yerini künt bir ağrıya bırakmıştı. Ancak ruhundaki o muazzam kırıklık, o dilsiz kimsesizlik hissi konağın taşlarından daha ağır bir biçimde göğsüne oturmuştu. On beş yıl boyunca bu evde her türlü kahrı çe

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD