6.BÖLÜM:OLMAYAN GERDEK GECESİ

548 Words
6.Bölüm: Olmayan Gerdek Gecesi Ömer Ali'den Az çok beni tanıdınız.Başıma gelenleri biliyorsunuz.Okulu bitirip geldiğimde, ki bu 6 sene sürmüştü. Çünkü askerlik ve staj derken anca bitirebilmiştim. Üniversite de çok şey gördüğümden , Dilan'a ondan sormuştum.Belki sevdiği vardır Zerda'nın diye.Karşılığında öğrendiklerimi biliyorsunuz, maalesef.... Şimdi çift nikahlı karım olmuştu. Ne yapacaktım.Dedesi vefat edeli, 3 gün geçmişti henüz.... Taziye evinden gelin çıkmıştı nihayetinde . Yas'ı vardı.Ondandır ki, her şey çok hızlı oldu. Şimdi misafirleri yolcu etme bahanesiyle , dışarı çıkmıştım. Arabama atladığım gibi, yalnız kalmak istediğimde gittiğim , uçurum kenarına gelmiştim. Onu ilk gördüğüm yerdi aynı zamanda... Yine bir gün bunalmış, kendimi buraya atmıştım. Uçurumun kenarındaki ağacın dibine oturmuş,ellerini yüzüne kapamış, bir şekilde ağlıyordu. Tam yanına gidip, neden ağlıyorsun dicektim ki, ellerini yüzünden çekmesiyle, arabadan inemedim.Dondum kaldım.Ağlamaktan helak olmuştu.Teselliye ihtiyacı vardı belki ama ,, Ben hareket edemiyordum. Ağlamaktan kızarmış yeşil gözlerine, vuruldum resmen. Ben böyle bir güzellik görmemiştim, şimdiye kadar... İlk görüşte aşık olmuştum. .......... Şimdi o zamandan ne kadar uzaktım.Daha fazla duramadım burda. Etraftakilerin dikkatini çekmemeliydim. Aşirete laf uçarsa , Destanlar kendilerine gelince, hükmü yoksayıyorlar , derdiler. Arabama atlayıp,geldiğim yolu geri döndüm.Eve geldiğimde , arabayı parkettim. Korumalar konağın kapısını açınca , beklemeden içeri girdim. Merdivenleri birer birer çıkıp, kendi katıma ulaştım.Artık ikimizin katıydı. Yatak odasının kapısını açtım. Dışarda uzun süre kalmış olmalıyım ki; Beni beklerken, uyuya kalmıştı. İçimdeki merhamet duygusu yüzünden, yatağa düzgün yatmasını sağladım. Üstüne yatak örtüsünü örttüm. Ben de camın önündeki kanepeye geçtim. Ceketimi çıkarıp, üstüme örttüm.Ve bundan sonra olacakları düşünürken, uyuya kaldım. ZERDA'DAN Gözlerimi açtığımda sabah olmuştu.En son Zühre anne odadan çıktığında, hava kararmak üzereydi.Ömer Ali'yi beklerken uyuya kalmıştım. Gelmemişmiydi yoksa diye düşünürken yataktan doğrulmamla, onu gördüm. Camın önündeki kanepede uyumuştu. Ne zaman gelmişti. Beni neden uyandırmamıştı. Üstümü o örtmüş olmalıydı.Üstümde hala nikahta giydiğim elbisem vardı. Benim kıpırdamamla, uyanmış olacak ki , bana doğru dönüp, doğruldu koltuktan.Arkası dönük yatıyordu, o yüzden yüzünü görememiştim. Yüzüne baktığım anda dondum.Hep hayal ederdim neye benzediğini ama , hayallerimdekinden bile yakışıklıydı. Galiba yüzüne çok uzun süre bakmış olucam ki, boğazını temizledi.Sonrada, hayatım boyu duymak istemiyeceğim o sözleri söyledi. ''Uyanmışşın madem konuşalım.Lafımı kesmeden dinle beni.Bunu bir kere söylücem.Akşam geldiğimde söylücektim,yalnız uyuyordun. Senin uyanmanı bekliyordum. Arkamı dönük yattım ki, rahat et diye ... Konuşacaklarım bu odada kalıcak, kimseye yansıtmıcaksın.Özellikle anneme... Daha fazla üzülmesini istemiyorum.Sadede gelirsem; Biliyorsun, berdel üzere evlendik.Aileme ve aşiretime karşı sorumluluklarım var. Bu evlilikte ,dediklerimden çıkmazsan ikimizde mutlu oluruz.Sana saygı duyarım.İstediğin gibi yaşarsın bu konakta. Destanların gelini ünvanını taşırsın.Ama benden gerçek bir kocalık bekleme. Aramızda asla sevgi olamaz.Sadece görevlerini yerine getiren karı koca ilişkisi olur.Beklentiye girme. Senin, zaten nasıl biri olduğunu biliyorum.Kardeşimin canı için evlendim seninle. Yoksa, iki cihan bir araya gelse, bu nikah olmazdı.'' dedi Ne diyordu, karşımdaki bu adam.Ağzından çıkanı kulağı duyuyormuydu. En çok şu cümlesine takılmıştım.'' Senin nasıl biri olduğunu biliyorum''. Bu ne demekti.Ben nasıl biriydim ki.Ne biliyordu benim hakkımda, benim bilmediğim.... Hiç bir şey söylemedim.Onu bu dediklerine pişman edicektim.Kendini ne sanıyordu.Sanki ben onla isteyerek evlenmiştim. Sevdiği olduğunu duyunca, kalbime gömmüştüm onu.Ama elimde olan bişi yoktu. Töreler belliydi.ben abimin ölümüne razıydımda, o kardeşine kıyamamıştı.Ama anlaşılan bana kıymıştı. böyle konuşmasına gerek varmıydı.Canımı acıtmaya . Yaralı olduğumu, zaten dedemi yeni kaybettiğimi bilmiyormuydu. Ayağa kalkıp, doğru banyo olduğunu düşündüğüm kapıyı açıp, içeri girdim. Kapıyı kilitleyip,sırtımı dayadığım kapıdan aşşağı doğru kaydım.Göz yaşlarımı daha fazla tutamadım. Zühre anne, sabırlı ol demişti.Ama o böyle davranırsa, ben nasıl sabredecektim böyle bir adama... Anlaşılan daha çilem bitmemişti.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD