8.BÖLÜM:HESAP SORMA

1424 Words
8.BÖLÜM : HESAP SORMA Ömer Ali Kendimi yine uçurumun kenarında buldum.Aklımı kullanmak için, düşünmeye ihtiyacım vardı. Nasıl bir yol izleyeceğime dair bir plana. Aklıma gelenle, cebimden telefonumu çıkardım.Hemen rehberimdeki, kayıtlı isme tıkladım. Ancak, o bana yardım edebilirdi.Birinci çalışta açtı. '' Sen beni arar mıydın? ağam. Hangi dağda kurt öldü?'' dedi. Haklıydı, ama benim uzun uzun konuşmaya zamanım yoktu.Sonra gönlünü alırdım.Önce, kimin doğru söylediğini öğrenmeliydim. ''Haklısın arkadaşım, ama şuan acil bir konuda yardımına ihtiyacım var'' dedim. Ve hızlı bir şekilde olanları anlattım.Ondan gizlim saklım yoktu. Dert ortağımdı benim. Askerdeyken tanışmıştım.Hep arkamı kollamıştı. O da benim gibi, okulu dondurup gelmişti.Nişanlıydı.Bir an evvel askerlik aradan çıksın diye düşünmüş.Terhis olunca da, okuluna kaldığı yerden devam etmiş, benden önce bitirmişti. Sonra, duydum ki sınavları kazanmış.Milli eğitimde bilişim uzmanı olarak, teknik destek kadrosuna girmişti. Çok zekiydi zaten, şaşırmamıştım. Daha iyi yerlere geliceğinden emindim. Tabii düğünüde beklemeden yapmışlardı. Ama ben o zamanlar, babamı yeni kaybettiğimden gidememiştim. Sağolsun kırılmamıştı bana. Gerçek bir dosttu. Anlattıklarıma şaşırsa da, yardım edeceğini söyledi.Tabi evlendiğimi yeni öğrendiği içinde fırçaladı biraz. ''Ulan oğlum, tabiiki de sana yardım edicem. Etmicem de napıcam.Ama diğer konuyu, sana ayrıca hesabını sorcam, merak etme. Yazdım aklımın bir köşesine'' dedi. ''Sağolasın Mert, işini; şâhsi işlerin için, kullanmak zorunda kalmana sebep olduğum için, özür dilerim ama, bunu çabucak öğrenmem gerek. Ve de, güvenilir yerden öğrenmem gerek. Gidip direk soramam. Laf söz olur'' dedim. '' Ne demek oğlum , lafı bile olmaz da... Yengenin dedikleri gerçekse, kardeşin yalan söylüyorsa.O zaman napıcaksın?'' dedi. ''Gerçek meydana çıksın da.Ben biliyorum ne yapacağımı '' dedim. ''Tamam kardeşim.Benden haber bekle yarım saate, haber veririm sana '' dedi. Yarım saat boyunca, bir o yana bir bu yana mekik dokudum âdeta. Bir an evvel öğrenmeliydim gerçeği. Ortalığı darmaduman etmemek için, zor tutuyordum kendimi. Neyseki daha fazla beklemek zorunda kalmadan, telefonum çaldı.Tereddüt etmeden hızla açtım. ''Söyle Mert!! dinliyorum'' dedim. Derin nefes aldı. ''Kardeşim öncelikle sakin ol! Verdiğin bilgiler doğrultusunda, ben bir tık fazla ileri gidip herşeyini araştırdım.'' dedi. ''Sadede gel Mert!'' dedim. ''Ömer Ali! ....Yenge doğru söylemiş. Lise 2 terk.Tarihlerle karşılaştırdığımda, babannesinin ölüm tarihi uyuşuyor. Hatta, hemen devam edememiş okula da . Açık öğretim kaydı , ertesi sene görünüyor. Zaten ' yeni bitirdim demişti' dedin. Anlattığı her şey resmi kayıtlarla örtüşüyor.Bir çelişki yok. Üstelik sınav notlarına baktım. Hepsinden tam puan almış.Yani, Kardeşinin dediği gibi, biri olmuş olsaydı? Dersleri bu kadar iyi olur muydu? Sence de biraz garip değil mi?'' dedi. Garipti hem de çok garip. ''Kardeşim hakkın ödenmez.Çok teşekkür ederim, yardımların için. Gerisini ben hallederim ''dedim. ''Tamam kardeşim, bana bak iyi düşün, sakince hareket et. Belli ki biri yalan söylüyor ve o biri de en yakının gibi görünüyor. Fevri bir hareket yapma. Önce dinle.Sonra sen pişman olursun. Ha bu arada davetiyemi de isterim. Yoksa düğününe gelmem '' dedi. ''Sen merak etme , ben herkese hakettiği gibi davranırım.Kime Ömer, kime Ali olacağımı bilirim'' dedim. ''Eyvallah kardeşim '' dedi. ''Tekrar teşekkür ederim ve davetiyen de yakında ulaşır sana ''dedim. Vedalaşıp kapattık. Etrafa da sorup soruşturucaktım ama sonra, o benim nikâhlı karımdı. Bunu evlenmeden önce yapmalıydım, hatta Dilan dediğinde, belki hatadır diye düşünüp sormalıydım. Ama ben, körü körüne inandım. Kardeşimdi o benim.İnsan kardeşine güvenmeyecekse, kime güvenecek bu devirde?!. Arabama atladığım gibi, bir daha kapısını çalmam dediğim konağın önündeydim. Salak kardeşim, beş parasız bir adama gönlünü vermişti. Hazır yiyicinin tekiydi. Hacı Şükrü Arslanlı hayattayken , iş yapıyorlardı onlarla, ama artık yoktu. İflas bayrağını çekmeleri yakındı. Dedesi, konağı Zerda'nın üstüne yapmıştı.Evsiz kalmasın diye. Daha kimsenin haberi yoktu. Avukatı tembihlemiştim. Şuanlık gizli kalsın diye. Yoksa , Zerda gerçekleri öğrenince direk boşardı beni. Haklıydıda ..... Mertten duyduklarım, zaten yetmişti. Onu, gözümde aklamaya ama. Dilan'la da yüzleşmeliydim. Bunu neden yaptığını sormalıydım!!!!! Arabayı parkedip, telefonumu çıkardım.Rehberden numarasını bulup aradım.Sesini duyduğum anda , ''Dışardayım ,çabuk gel. 5 dakikan var'' dedim. Aramayı sonlandırdım. Daha fazla bişi söylemeye gerek yoktu. Bu ona yeterdi. 5 dakika dolmadan, kapıda göründü.Etrafına baktı. Kornayı çalarak, yerimi belli ettim. Yan tarafın kapısını açarak , arabaya bindi. ''Hayırdır!! Abicim , neden eve gelmedin? Bir çayımı içerdin.'' dedi. Tedirgindi. Panik hali gözümden kaçmadı. Lafı uzatmadan, direk sordum. ''Dilan!!!!! Tek soru? Tek cevap. Zerda liseyi , senle aynı okulda mı okudu?'' Şok oldu, sorum karşısında.Ne diceğini bilemedi. Halbuki, direk evet demesi gerekmez miydi? ''Eeeevet Aaabi. Bben ondann 2 sene önce mezun oldum.Dedim ya sana'' dedi. Resmen kekeliyerek söylediklerine, inanmamı bekliyordu. Madem itiraf etmicekti. Anladığı dilden konuşurdum, ben de.... ''BAK !! DİLAN SANA SON KEZ SORUYORUM.SENİ TAMAMEN YERYÜZÜNDEN SİLMEMİ İSTEMİYORSAN? DOĞRUYU SÖYLE!!! SON ŞANSIN!'' dedim . Daha fazla dayanamadım.Ona ilk defa bağarmıştım. Ama haketmişti. Hala gözümün içine baka baka yalan söylüyordu. Neden daha önce görmedim. Körmüşüm resmen. Halbuki, sıradan bir insanın gözlerinin içine bakınca, yalan söyleyip söylemediğini anlardım. Kardeşim diye güvenmiştim. Ama şuan ne büyük aptallık yaptığımın farkındaydım. Eğer ona inanmasaydım.1 senemiz boşa gitmezdi.Zerda'yı, evinden teliyle duvağıyla, davulla zurnayla çıkarırdım. Dilan, bu çıkışımı beklemiyor olacak ki, itiraf etmeye karar verdi.Hatta o da bana bağardı. ''EVET YALAN SÖYLEDİM. BİR SÖZÜME İNANACAĞINI BİLİYORDUM.BİLE İSTEYE YAPTIM'' dediği gibi tutamadım kendimi. Elimi, ne zaman kaldırdım, ne zaman indirdim, bilmiyorum. Araba da attığım tokatın sesi yankılandı.Dilanın gözleri şokla açıldı. Hışımla bana döndü. Karşımdaki kızın bakışları , şuan kan bağına bakan birine değil de, düşmanına bakan biri gibiydi. ''NEDEN HA NEDEN ? O KIZ SANA NE YAPTI? NEDEN BU KÖTÜLÜĞÜ YAPTIN ONA. NEDEN KIYDIN BİZE. BİLİYORDUN İLK GÖRÜŞTE AŞIK OLDUĞUMU. NEDEN YIKTIN BENİ. SENİN YÜZÜNDEN, O KIZIN YÜZÜNE NASIL BAKICAM ŞİMDİ? LAN BEN SENİN YÜZÜNDEN, O KIZA DEMEDİĞİM LAF KALMADI.ONA İÇİM ALMAZ DEDİM. BU KELİMENİN NE MANAYA GELDİĞİNİ HERKES ANLAR. KIZIN NAMUSUNA LAF ETTİM LAN BEN!, SENİN YÜZÜNDEN KALBİNİ, PARÇALADIM O KIZIN'' dedim. ''UMRUMDA MI ?''dedi, oda aynı şekilde bağırarak. ALLAH'tan burdan kimse geçmiyordu. Yoksa rezilliğin daniskasıydı. Sesimiz dışardan duyulurdu. Birbirimize , boğazımızı yırtarcasına bağırıyorduk. Dilan'a yetmemiş olacak ki, devam etti. ''O KIZ BAŞINA GELEN HERŞEYİ HAKEDİYOR.ÖNCE ARKADAŞLARIMI ÇALDI BENDEN .YAŞI KÜÇÜK OLMASINA RAĞMEN, BENİM SINIFIMDAKİLER GİDİP ONUNLA SOHBET EDİYORDU.OHH OLSUN, BABAANNESİ ÖLDÜ,DEDESİ ONA SAHİP ÇIKMADI. ÜVEY ANNESİNİN DOLDURUŞUYLA, BABASI OKULDAN ALDI. SONRA BU ONA YETMEDİ. ANNEMİ ALDI BENDEN. ZERDA AŞAĞI, ZERDA YUKARI. HER GÜN ONU ÖVMELERİNİ DİNLEDİM. NEYMİŞ BENDEN 2 YAŞ KÜÇÜKMÜŞTE ,HEM DIŞARIDAN OKUYUP HEM EVİ ÇEKİP ÇEVİRİYORMUŞTA,, FALAN FİLAN . DAYANAMADIM, İNTİKAM ALMALIYDIM TAMAM MI? SEN DE GELİP SORUNCA ? ARADIĞIM FIRSAT AYAĞIMA GELDİ.ABİMİ DE ELİMDEN ALMASINA İZİN VEREMEZDİM. O BENİM ABİMİ ALAMADI AMA BEN, ONUN ABİSİNİ ALDIM ELİNDEN. AMA ANNEM ZAFER'LE İLİŞKİMİ DUYUNCA, ' ABİN DUYMASIN. ZERDA O AİLEDE ZULÜM GÖRÜYOR. SENİ DE ONLARA VEREMEM.HELE O ZAFER AYLAĞINA HİÇ VERMEM' DEDİ. BENDE KAÇTIM TAMAM MI? SEVDİM ZAFER'İ! SONUÇLARINI DÜŞÜNMEDEN KAÇTIM. ZERDA 'YI SEVMEYEN AİLESİ BENİ SEVİYORDU. BENİM AİLEMSE ZERDA’ YI. BENDE, BENİ SEVENLERLE OLMAYI SEÇTİM'' dedi. Ne diyordu bu akılsız, ne saçmalıyordu.Yaptıklarının haklılık payı varmış gibi, utanmadan savunuyordu birde kendini. Artık daha sakin konuşmaya karar verdim.Çünkü karşımdaki, akli melekelerini kaybedeli çok olmuştu.Ne desem fayda etmeyecekti. son kez konuştum: ''Sana ne desem boş. Ama bundan sonra, sakın dara düşünce beni arama. Artık bir abin yok.Umarım yaptıklarına pişman olursun. Çünkü bu yaptığın kul hakkına girmek. Namuslu bir kıza iftira attın.Bu günah değil mi, ha söylesene? Anneni elinden almış mışda , arkadaşların onla sohbet ediyormuş da. Laga luga bunlar. Senin şımarıklığın yüzünden, daha dedesini yeni kaybetmiş, acısını yaşayamadan berdel olan, zaten yaralı bir kalbi; daha çok kırdım ben. Hepsi senin bu bencilliğin yüzünden.Ama artık yeter!! SEN DESTANLARIN YÜZ KARASISIN. Artık gerçek bir ailen yok.Kan bağın yok. Şimdi yüzüne gülen aile sandığın insanlar, beş parasız kalınca , sana nasıl davranacaklar görürüm . Şimdi, in arabadan '' dedim. ''Abi!!'' dedi. Ağlamaya başlamıştı ama ne fayda. Artık hiç bir hareketi yada söyleyeceği sözleri umrumda değildi. ''İN ARABADAN DEDİM SANA'' diye bağardım.Daha fazla durursa, elimden bir kaza çıkacaktı.Pişman olacağım şeyler yapıcaktım.Yanlış yapana âffım olmazdı. Ama karşımdaki hem bir kadın, hemde kız kardeşimdi.Şimdiye kadar hiç bir kadına elim kalkmamıştı.Şiddete karşıydım.Ama Dilan sabrımın sonuna getirmişti beni.Babamın emaneti diye kendimi tutuyordum. Bu yüzden daha fazlasını yapmaktan da korkuyordum. Kendime engel olamamaktan. Çünkü kulaklarımda tek bir kişinin sözleri yankılanıyordu.O da hiç şüphesiz ZERDA'YDI. Şimdi ne yapacaktım.Nasıl diyecektim? 'Sana , bütün o sözleri söylememe sebep olan kişi, kardeşimdi. Ben de sorgusuz suâlsiz inandım mı ? ' dicektim. Çocuk mu kandırıyordum.Asla affetmeyecekti beni asla.... Dilan, onla daha fazla konuşmayacağımı anlayınca, arabadan indi. Arkasına bakmadan eve girdi.Şükür o kadar yüzü kalmıştı demek.Biran yüzsüzlüğe devam edecek sanmıştım. Arabayı çalıştırıp, yola koyuldum.Artık kafam netti. Bütün sis bulutları dağalmıştı, zihnim berraklaşmıştı. Hafiflemiş hissediyordum.Onca şeye ve onca söylediğim söze rağmen. Öyle kolay affetmezdi beni ama, affetsin diye elimden geleni yapcaktım. Zerda'm ,,,,,Bahar dalım ,,,,Ömrüm ,,,, Sen benden vazgeçsen, ben senden vazgeçmem . Hele bu saatten sonra asla . Aslında, masumluğundan şüphem yoktu. Bu 1 hafta gibi kısa sürede hâl ve hareketlerinden anlamıştım. Ama işte, diğer taraftaki de kardeşimdi. İnandım ..... Gözlerime perde inmişti sanki, sorgulamadım. Ama çok pişmanım be çiçeğim , affet beni ne olur?
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD